2017 Seyahat Defterim

0
shares
Facebook Paylaş
Twitter Paylaş
Google+ Paylaş
LinkedIn Paylaş
Pinterest Paylaş
StumbleUpon Paylaş
+
Bu Nedir?

2017 yılında da “iyi ki yapmışım” listemin en tepelerinde bol bol seyahat etmek vardı. Toplamda 12 ülke ve 15+ şehir gezmişim. Alt alta yazınca her ay için ortalama bir ülke olduğunu görüp çok sevindim. 20 gün izin ve resmi tatiller ile planlama ve verimlilik sınırlarında gezindiğim için de ayrıca mutluyum. O zaman gelin, kendinizi dünyada en sevdiğim yerlerden biri olan cam kenarı uçak koltuğuna oturmuş bulutların üzerine çıkarken hayal edin.. Birlikte 2017 başından sonuna ne tür maceralara atılmışız bol bol görsel eşliğinde okuyalım.. Boarding completed. Cabin crew, arm the slides and cross check !…

Ocak: Avrupa Gidilecek Şehirler Şampiyonu Budapeşte ile İlk Tanışma & İzmir

2016 Aralık sonunda önce Bratislava, devamında da Budapeşte planı yaptık. Bratislava’da görece sakin ve bol sıcak çikolatalı zamanlar geçirdikten sonra sadece Rusça ve Macarca konuşulan antika ve camları her daim buğulu olan bir otobüsle tıngır mıngır Budapeşte yollarına döküldük. -10 derece civarı buzz gibi bir havayla karşılandığımız Budapeşte’yi çok sevecektim. Köklü tarihi, gezilecek yerlerin çeşitli ve bol olması, euro gibi acıtmayan para birimi, Macar yemekleri ve tatlılarınaa düşmem, en sevdiğim eğlence mekanı türü olan ruin pubları ve daha pek çok nedenden dolayı.. Budapeşte’yi Avrupa’da gidilecek ülkeler şampiyonu ilan ettim. Detayları şuradan okuyabilirsiniz.

Ancak yeni yıl sabahı Reina saldırısı haberleri gelmeye başladı. Budapeşte’deki son günüm çok üzgün ve gündemi takip ederek geçti..Budapeşte dönüşünde haber/sosyal medya takibini bıraktım. Gelecek 2-3 hafta sonu günde neredeyse sekizer saat çalıştım ve blog tarihinin en çok okunan yazılarından birini yazdım: 50 Maddelik Devasa Budapeşte’de Yapılacaklar Listesi. Yayınladıktan sonra bu yazı sayesinde Budapeşte sevgimi paylaşan o kadar çok insanla tanıştım, mesajlaştım ki. Bir de bir kaç kişi bu yazıdan sonra Budapeşte’ye gitme kararı aldı, dünyalar benim oldu. Evet, galiba 2017’ye fahri Budapeşte turizm elçisi olarak başlamıştım.

Takvimler 6 Ocak 2017’yi gösterdiğinde bu sefer doğup büyüdüğüm İzmir’den terör haberleri geldi. Çok çok üzüldüm. Bu arada twitter’dan her gün “şurada patlama olacak”, “aman buraya dikkat” haberleri geliyordu. 2016’da bu haberler hayatımı karartıp beni eve tıkmıştı. Ama 2017’de işler hiç de öyle olmayacaktı! Hemen ilk iş hafta sonu için İzmir’e bilet alıp o “çok tehlikeli” İzmir havalimanına gitmek istedim. İyi ki de gittim. Annem babamla güzel vakit geçirdim. Alsancak’ta gezindik ve süper gazozcu Münire’yi keşfettik.

Şubat: Annecy Gölü’nde Yalnız Seyahat ve Lyon

Eşim ne zaman iş seyahatine gitse.. o kapıdan ben bacadan denebilecek bir yalnız seyahat etme merakım var. Yalnız başıma zaman geçirmek, bol bol yürümek ve yalnız seyahati çok sevmek gibi türlü türlü huyum var. 🙂 Ancak 2-3 günden sonra da sıkılıyorum. O yüzden çoğu zaman yakın yerlere gidip bir kaç gün sonra kavuşuyoruz. Şubat ayında gene böyle bir fırsat vardı. İnstagram sayesinde fotolarına bayıldığım Annecy Gölü’ne gideyim dedim. Göle giden yol Cenevre veya Lyon’dan geçiyormuş. Ben Fransız olanı yani Lyon’u tercih ettim.

Öncelikle Annecy’de geçirdiğim soğuk ama bol güneşli Şubat günü harikaydı. O gün 20 km yürüdüm, Alplere hayran kaldım,harika manzaralar gördüm, kuğuları besledim, leziz peynirler yedim, şarap ve kahve içtim. Göl kenarında bir iskeleye oturup hiç bir şey yapmadan ve sadece mutlu olarak durdum. İyi ki de gitmişim. 🙂

Gittiğim en huzurlu, en kafası rahat yerlerden birindeyim. 🙏💦💙

A post shared by Zeynep Cansoylu (@zeyneppcans) on

Ana meydandaki Küçük Prens heykelinin herkese tepeden gülümsediği Lyon’da hem yalnız hem de sevgilimle gezdim. Yalnız gezerken bol bol yürüdüm, erkenden uyudum. Bir de kendimi aşıp hayatımda ilk defa tek kelime araştırmadan, “yapılacaklar listesi” çıkarmadan gittim Lyon’a!! Tüm şehri yürüyerek gezdim ve gördüğüm güzel yerlerin adlarını ve tarihlerini sonradan öğrendim. 🙂 Sevgilim gelince de kendimizi kırmızı et ve baya hip gece hayatına verdik Lyon’un. Çok harika bira barları ve iyi mekanlar keşfettik. İkimiz de Lyon’dan beklenmedik şekilde memnun kalıp eve döndük. Lyon için Tamamen Yürüyerek Lyon’da Gezilecek Yerler yazımı hazırladım.

Bu seyahatimden dönünce Yalnız Seyahat Etmenin Avantajları yazımı yazdım ve benim gibi (ve hatta çok daha ileri seviyede) bir sürü insanla tanıştım/mesajlaştım. İnterneti çok sevdiğime bir kez daha emin oldum. 🙂

Mart:Amsterdam ve Belçika’da Favorim Gent

Aylardan Mart olunca, Amsterdam’ın totiş donduran soğuğunun biraz kırılmış olacağına kanaat getirip yola döküldük. Ailemizin 5. geleneksel yıllık Amsterdam seferini yapmaktı amacımız. İnanılmaz ama 9595850. gidişimizde sonunda şehrin en harika otelini bulmuştuk. Unicorn bulmak gibiydi. Aylarca kimseye söylemeyip Bölge Bölge Amsterdam Konaklama Önerileri yazıma yazdım gitti. Şimdi Ocak ayı için yer bulamıyorum.. zalımlar! Neyse efendim, tüm yemekleri ve tatlıları avokadodan yapan Avocado Show‘a gittik. Amsterdam’ın en iyi bira barları listesi oluşturmaya giriştik (liste için tık tık) ve sarhoş olduk. En sevdiğimiz Amsterdam lezzet duraklarına gittik. Bir de  Amsterdam sokak yemeklerine  (blog tarihinin en çok okunan & paylaşılan yazısı) düştük.

Önceki Amsterdam seferlerimizde günü birlik Antwerp, Brugges ve Brüksel‘e gitmiştik. Bu sefer Belçika’da favori şehrim olacak Gent’e otobüs bileti aldık önden. Ve Gent bizi çok şaşırttı ve kendine hayran bıraktı. Keşke bir gece kalmalı planlasaydık dedim. O tek günde Gent’te dünyaları yaptık ve yedik. Bruges ile Brüksel’in Aşk Çocuğu Gent yazısından detaylıca okuyabilirsiniz. En güzel anım ise yukarıdaki fotodaki devasa bira bardağı için sağ ayakkabımı ödünç vermem oldu. 🙂

Nisan: Cenevre- Devasa Hayalim CERN Gezisi ve Denizli – Pamukkale

Fizikçi Stephen Hawking’in 2013 yılında şöyle demiş: “Yerdeki ayaklarınıza değil, yukarıdaki yıldızlara bakmayı unutmayın. Gördüklerinizi anlamlandırmaya çalışın ve evreni neyin var ettiğine yönelik o çocuksu meraka sıkı sıkı tutunun.”. Ben de çok gezen ve amatör fizik-sever olarak bir süredir CERN’e gitme hayalleri kuruyordum. Nisan ayının başında hayallerim gerçek oldu. Ama ne gerçek olmak!! CERN’de klasik turla gezmedim, iş yerinden müdürümün arkadaşının eşi olan efsanevi fizikçi Gökhan Ünel hoca ile gezdim!! 🙂

Parçacıklar, hadron çarpıştırıcıları, CMS ve Atlas deneyleri… derken yaşadığım harika tecrübeyi anlamam (ki tamamını anlamam mümkün değil) ve sindirmem zamanımı aldı. CERN’den döndükten yaklaşık 3 hafta sonra Devasa Hayalim CERN Gezisi Notları yazımı yayınladım. Bir seyahat blogu için alışıldık bir yazı olmasa da beni şaşırtarak çok okundu. Bu yazı sayesinde de fizik-sever gezgin kitleden insanlarla tanıştım ve yazıştım.

Cumartesi sabah uçup Pazar akşama doğru dönülecek Denizli planım şöyle (evet bloga yazmaya üşendim 🙊) : 1️⃣havalimanından direkt Pamukkale'de termal havuzları olan tatlış bir otele giriş (otellerin transferi var kişi başı 40tl ve yol 1 saate yakın; yani fiyat mantıklı) 2️⃣Otelde kendimize gelince 5 dklık mesafede (taksi veya otel transferi) ile #hierapolis antik kentine kuzey kapıdan giriş 3️⃣Kuzey kapıdan girmek kritik zira havuzlara girmeden, ayakları travertenlerde beyaza döndürmeden antik kenti gezmek önemli (müzekart geçiyor, yoksa kapıda alın 40 tl) 4️⃣Antik kenti gezince termal havuzda yüzmece (otelinizde de olacak havuz, illa burası şart değil) ve bol foto ve video çekimi eşliğinde travertenlerden aşağı güney kapıya iniş 5️⃣Öğle yemeği için güney kapıya yakın yerlerde saç tava ve zafer gazozu 🤗 6️⃣ Kahve de sonrasında paragliding için yola dökülme (bizim önerimiz pamukkale hijackers) 7️⃣Pamukkaleyi tepeden görünce otele dönüş ve akşama hazırlanmaca 8️⃣Akşam yemeği için bomba önerim yok (olan yazsın 🙋🏻) ama şarap olarak mutlaka yerelinden @pamukkalewines 🍷🍷 9️⃣ Ertesi sabah erken kalıp Denizli merkez 💥 🔟 Kahvaltı için Muhtarın Yerinde tost (yereller pek övdü, biz gidemedik 😓) 1️⃣1️⃣ Merkezde bol bol yürümece – Babadağlılar Çarşısında tekstil ürünleri, zafer gazozu, süvari kahve, dondurmalı irmik tatlısı, ananaslı kula soda 🥂🍍🍍, Atatürk ve Etnografya müzesi, elle yenen tandır kebabı Halil Usta veya Enver'in yeri favorilerden (ben bunu sevmedim yalan yok, baharat çoşmuş kuzu tadı kaçmış gibi geldi amaa seveni çok🙃🙂) veee en önemlisi camdan yapılan Denizli horozu ziyaretii 🤗🐓🐓🐬 Akşama doğru uçakla eve dönüş ✈️😘 10 adet foto var – sağdan sağdan gideliiim 💃🏻💃🏻😘

A post shared by Zeynep Cansoylu (@zeyneppcans) on

Nisan ayının son sürprizi ise düğün sebebiyle gittiğimiz Pamukkale’nin ne kadar harika bir yer olduğunu keşfetmek oldu. İlk iş müzekart edinip yukarıdaki instagram post’unda yazan tüm maddeleri yaptım. Tek işimde kalan rüzgarın uygun olmaması nedeniyle paragliding yapamamak oldu. Kısmet başka bir yereymiş. 🙂

Mayıs: Ortaya Karışık –  Ankara, Büyükada ve Kıbrıs

Mayıs ayında ülke dışında evden ayrı uyuduğum tek gece bile olmadı! Ancak ülke içinde çok sevdiğimiz iki arkadaşımızın nişanı için Behzat Ç müzikleri dinleyerek Ankara’ya doğru yol aldık. Hayatımda ilk defa Ankara’ya iş için gitmemiştim. Ne yapacağımı şaşırıp kendimi turistliğe verdim. Anıtkabir ziyareti ile başladık, Arjantin Caddesi, Kuğulu Park ve çok seveceğim Cafe del Mundo ile devam ettik..

Mayısın ikinci yarısında şirket toplantısı için Büyükada’da bir gece kalmalı bir organizasyon yaptım. Böylece google’a kuvvet mimarisine aşık olacağım Splendid Palace otelle tanıştım. Aşağıdaki instragram postundan 10 adet fotosunu görebilirsiniz. 🙂 Tam sevgili ile gitmelik bir yer. Bir de Sedef Adası’nda güneşi batırınca 10 numara oluyor. Bir de ay bitmeden son olarak gene iş sebebi ile Kıbrıs’a gittim.

Ben galiba bu otele aşık oldum. ❣️🖤 Bir de üzerimde büyük bir nostalji merakı var bu aralar. Acaba yaşlanıyor muyum? 🤔👯1900'lerin başında açılmış Splendid Palace ve her yerinden eski zamanların zarafeti ve ihtişamı fışkırıyor. Zaten Cannes şehrinde aynı isimli otelin art nouveau tarzından ilhamla inşa edilmiş. 🖤 İnternetten araştırken önce avlusunun fotosunu görüp aşık olmuştum.❣️Gerçekte de görüp detaylı inceleyince aşkım perçinlendi. Biz şirket toplantımız için geldik. Ancak sevgilisini buraya hafta sonu kaçamağına getiren DEV prim yapar, ilişkisi level atlar. Benden söylemesi. ❣️😘 Çoklu foto yükledim, tek tek bakalım aman atlamayalım. 👯👯

A post shared by Zeynep Cansoylu (@zeyneppcans) on

Haziran: Portekiz’le Tanışma Lizbon ile Porto 

Haziran ayının ilk günü Lizbon uçağında karşıladık. Bol güneşli ve sıcak Lizbon’u ilk görüşte çok sevdik. Çok yürüdük, güneş yanığı olduk, mavi seramikleri çok sevdik, Pastais de Belem tatlısı işe aşk yaşadık, mide fesatı geçirene kadar deniz ürünü yedik ve harika şaraplar içtik. Düşünmeden edemedik “burası nasıl Barselona’dan daha popüler değil?”

Lizbon ve Porto şehirlerini ayrı ayrı çok sevdik. Özellikle Lizbon’da yapacak çoook şey var. İnternetteki kaynaklarda yarısı bile yok. Ancak Portekiz tuhaf bir şekilde kendisini iyi pazarlayamıyor gibi geldi bana. Porto’da Bir Gün yazıma ve Portekiz’e Gitmek İçin Çok Geçerli Sebepler yazıma üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz. Lizbon hakkında bir yazı yazmadım. Geçirdiğim 3-4 gün bence çok yetersizdi.. Önümüzdeki sonbahar bir daha gidip devasa kapsamlı bir yazı ile huzurlarınıza çıkma niyetindeyim. 🙂

Temmuz:Karadeniz’le İlk Tanışma Ünye 

Temmuz ayında evden uzak geçirdiğim tek gece düğün – dernek sebebiyle Ünye’ye gittiğimiz hafta sonuydu. Samsun üzerinden araba kiralayıp Ünye’ye gittik. Şehre aziz bir tepeden bakıp kuşkaşlı Karadeniz pidesi yedik. Mükemmeldi. Sonra Ünye sahilindeki otele yerleştik ve merkezi gezelim dedik. Ancak aylardan Temmuzdu ve otelin denize sıfır çok güzel bir bahçesi vardı. Ünye’yi gezmek yerine tembellik edip bahçede oturduk, plajda yürüdük ve bira içtik. 🙂 Karadeniz’e dair ilk izlenimler çok iyiydi. 2018 hedeflerimize aldık..

Ağustos: Annemi de Aldım Geldim – Kiev 

Ağustos ayında İzmir’den uçuşa geçen annemle, sabahın 4’ünde Atatürk Havalimanı’nda buluştuk. Daha gitmeden jetlag gibiydik sanki. İstikamet: Kiev. Anne kız Kiev’den aşırı memnun kaldık. Çünkü gezilecek yerleri çeşitli ve bol, başta konaklama ve yeme & içme olmak üzere harcama kalemleri ucuz, 71 adet park ve 2 adet botanik bahçesi ile fazlasıyla yeşil ve temiz bir şehir. Bir de zaman kadar eski tarihi var. Ruslar, Hunlar, Kazaklar ve hatta bir dönem Avusturya-Macaristan egemenliğine girmiş. İyi kahve ve opera garanti.  İki tam günü, yüksek enerjisi, bol bol yiyip içmeye hazır midesi olan herkesi mutlu edecek bir şehir.

Bu seyahatte annemle ortak sevgili içeceğimiz biradan bol bol içtik, harika ve kalori bombası kahvaltılar ettik, günde 10 km üstü yürüdük ve inanılmaz ama güneş yanığı olduk. Çok eğlenmiş ancak hiç dinlenememiş olarak eve döndük. 🙂 Döner dönmez Hızlıca İki Günde Kiev Gezi Rehberi yazımı yazdım.

Eylül: Batı Yakası Çıkarması – LA, Las Vegas, SF ve Ufak Bir Evlilik Töreni

Sonunda yılın olay seyahatindeyiz! Bir yıl önceden alınmış biletler, kurulan sayısız hayal, dipsiz “yapılacaklar listeleri”, detaylıca seçilmiş oteller, ilk başta Honda Civic olarak planlanmış ancak sevgili eşimin her ay bir üst modelle değiştirilerek sonunda süslü bir jeepte karar kıldığı kiralık arabamız, Vegas’ta yeniden evlenme ve kumara düşme planlarımız, tüm hamburgercileri deneme hevesimiz… paçalarımızdan görgüsüzlük akıyor. Amerika’a yakışır bir ruh hali içerisindeyiz.. 🙂 Beklenen gün geldi ve  Los Angeles‘tan girdik ülkeye. La La Land’in izinde, açai bowl’larımızı yiyerekten başladık gezmeye. Merkezsiz ve çok renkli bu şehri çok sevdik, tam yaşanacak şehir olduğuna kanaat getirdik. ps: Los Angeles’ta yaşayan Ece Peliter ile LA’de yaşamak üzerine bir röportajım da var meraklısına. 🙂

Sonra atladık arabaya, yolda In and Out Burger keyfi yapa yapa çölün ortasına Las Vegas’a geldik. Üç gün boyunca gündüz havuz + kokteyl, gece kumar + kokteyl yapmak dışında tek bir şey yapmadık. Arada türlü burger zincirlerini denedik. Bir de evliliğimizin beşinci yılını kutlamak için yeniden ve baş başa evlendik. Las Vegas’ta evlenmek nasıl oluyor merak edenler buradan okuyabilirler… İki kişi evlenmek kulağa tuhaf gelse de 2017’de en çok eğlendiğim ve hafızama kazınan anım oldu. 🙂

İkinci kocam Atıl Bey ile evliliğimizin ertesi günü hiç hız kesmeden San Francisco uçağındaydık. Şehre geldiğimiz gibi daha otele girmeden aşık olduk. Dünya üzerinde en çok yaşamak istediğimiz yerin burası olduğuna kanaat getirdik. Önümüzdeki beş gün 40 derece üstü sıcak hava dalgasına aldırmadan ziv ziv gezdik. O kadar gezdik ve o kadar not alıp foto çektim ki.. Eve döndükten iki ay sonra ilk SF yazımı ancak tamamlayabildim – Yaşanacak Şehirler Şampiyonu San Francisco Yapılacaklar Listesi. Beş gezdiysek on yediğimiz için bir de aşırı kapsamlı Yeme & İçme Notları yazısı çıktı. Bu şehre yeniden gelme umudu ile ayaklarımız geri gide gide ayrıldık…

Ekim: Daha Yeni Başlıyorum – Nordikler

Ertesi ay doğum günümü kutlamak için Nordiklere doğru yola dökülmüştüm. Ancak San Francisco’da böbreğimin tekini bırakmış gibi bir ruh hali içindeydim. Sonra Kopenhag ve Stokholm’ü gördüm… Özellikle Kopenhag’dan aşırı etkilendim. Gezme – görme anlamında aşırı yüklü bir yer değil. Ancak burada insanlar mutlu ve çok güzel yaşıyorlar! İleri medeniyet neymiş hep duyardım ama bizzat deneyimledim. İçin dünyanın hala çok iyi bir yer olduğuna dair umutla doldu.. 🙂

🌿🍃🌳🌲🌾 Into the forest I go, to lose my mind and find my soul 🎋🌱🌝

A post shared by Zeynep Cansoylu (@zeyneppcans) on

Nordik seyahatim, yılın üzerimde en etki bırakan seyahati oldu. Etkileri eve döndükten sonra da devam etti ve ediyor. En çok okunan yazılarımdan biri olan Dünyanın En Mutlu Ülkesinden İthal Hygge Felsefesi yazısını yazdım. O kadar çok paylaşıldı ki, sonunda onedio.com’a çıktı. Çok sevindim. 🙂 İsveç’in meşhur kahve ve tatlı molası fika‘yı anlatan bir yazı daha yazdım. Son olarak da Nordik Ülkelerin Herkeslerden İyi Yaptıkları Şeyler listesi oluşturdum. Nordikler hakkında okumaya, araştırmaya ve bol bol ilham almaya devam. 2018’de de başta İzlanda ve Norveç olmak üzere Nordiklere yeniden gitmeyi çok istiyorum. Sanırım önümüzdeki yıllar defalarca gideceğim favori ülkelerimi buldum… 🙂

Sonbahar Nordiklerde yaşanıyor güzelim 🇸🇪🍁🍂🍃😘

A post shared by Zeynep Cansoylu (@zeyneppcans) on

Bir de geçenlerde telefonum bozuldu ve apar topar yeni telefona geçtim. Bilgisayara aktardığım sandığım tüm Stokholm fotolarım sizlere ömür.. Elimde sadece Kopenhag’lar kaldı. Normalde aşırı üzüleceğim bu durumu “demek yeniden gideceğim” diye yorumladım. 🙂

Kasım: Bunu Saymayız – Tek Günlük Trabzon

Kasım ayında iş için gece kalmadan günü birlik Trabzon’a gittim. Çok kısa bir “merhaba”laştıktan sonra Karandeniz’in ne kadar İskoçya’ya benzediğini bir kere daha düşündüm. 2018 için yurt içi seyahatlerde bol bol Karadeniz diliyorum kendime..

Aralık: Yeniden Annecy Gölü! Devamında Milano +Yılbaşı Kutlaması İçin İzmir-ing

Geldik yılın son ayına.. Bu ay hiç planlarda yokken iş nedeniyle Annecy Gölü’ne gideceğimi öğrenip aşırı sevindim. Bir sene içinde ikinci gidişim olacak. 🙂 İşler güçler bitince Cuma’yı izin alıp hafta sonuna bağladım. Trenle Milano’ya geçiyorum. Aslında süper istediğim bir lokasyon değildi ancak trenle yakındı. Ben de bileti alıverdim. Bol bol yürüme, lezzetli İtalyan kahveleri içme ve market alışverişi yapma niyetindeyim..Yıl kapanışını ise İzmir’de ailelerimizle yapalım dedik.

2017 seyahat anlamında çok güzel bir yıl oldu. Kendisine çok teşekkür edip, gözlerimi 2018’e dikiyorum. 2018 yılında en çok görmek istediğim yerler kuzey ve doğu yönleri. Doğuda Ömer Hayyam’ın izinden gezmek için Özbekistan ve İran. Bir de favori ülkelerimi barındıran Asya kıtasından görebildiğim kadar çok ülke. Zaman-para denkleştirebilirsek Avustralya planı var. Kuzey cephesinde ise İskoçya’nın görmediğim diğer tüm şehirleri ve İskoç viskisi damıthaneleri, her yıl olduğu gibi Amsterdam ve tüm Nordik ülkeler ve şehirler… mesela baharda Oslo..

Şimdi söz sizde – 2018 seyahat planlarınız, en çok gitmek istediğiniz yerler nelerdir? Yurt içi ve yurt dışı.. Birlikte listeler yapalım. 🙂 Mutlaka yorum bekliyorum!

ps: tüm yazılardan haberdar olmak & beni takip etmek için instagram sayfam : zeyneppcans

facebook sayfam: zeynepcansoylucom

Facebook Paylaş
Twitter Paylaş
Google+ Paylaş
LinkedIn Paylaş
Pinterest Paylaş
StumbleUpon Paylaş
+

6 Comments

  1. gulcin
    Aralık 10, 2017 / 4:23 pm

    Merhaba,
    Paylasimlarinizi takip ediyorum, cok da begeniyorum.Normalde yalniz takilmaktan, gezmekten hoslandigim halde yurtdisina yalnuz cikmaktan cook cekiniyorum.Bu eşik enerjisini nasil atlatacagim, bilemiyorum. Bunu kirsam devami gelecek, biliyorum.
    Nasil yapmali, ne etmeli? Var mi öneriniz?

  2. Aralık 10, 2017 / 6:03 pm

    Benim bu sene baya farklı planlarım var 🙂 ( En azından kendim için) 2 aylığına Kanada’ya gidiyorum sonrasında da Doğu Amerika 🙂
    Belki o zamana kadar yurtiçinde lezzetli rotaları tercih edebilirim. Gaziantep, adana, trabzon.

  3. Aralık 10, 2017 / 7:30 pm

    Maşaallah sana Zeynep! 🙂 2017 seyahat açısından benim için oldukça verimsiz geçti… Yani beklentilerimin altında kaldı diyeyim. 2018 daha iyi olur dilerim! 🙂

  4. Aralık 18, 2017 / 7:40 pm

    Harika! Hepinizi Girift0’a beklerim hoşcakalın

  5. Aralık 22, 2017 / 3:28 am

    Blogunu yeni keşfettim, süpermiş! Eline sağlık. Ankara’dan sevgiler.

  6. Aralık 24, 2017 / 1:16 pm

    2017’yi senin kadar verimli geçiren başka birini daha bilmiyorum. Bence muhteşem olmuş her şey. San Francisco ile ilgili düşüncelerimiz aynı, benim de yaşamak isteyeceğim tek yer şu an orası. Budapeşte ise mart ayında gideceğim ve şu cümleyi kurduğum bir yer, “Budapeşte’ye iyi hazırlanmalıyız, yapılacak 50 şey listesi var, çoğunu yapmalıyız”. Bu liste tabi ki senin liste. 2018 hepimiz için bol seyehatli geçsin inşallah, yeni yıl dileğim budur 😀

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir