Dünya’nın En Mutlu Ülkesinden İthal : Hygge Felsefesi

40
shares
Facebook Paylaş
Twitter Paylaş
Google+ Paylaş
LinkedIn Paylaş
Pinterest Paylaş
StumbleUpon Paylaş
+
Bu Nedir?

Şimdi bir ülke hayal edelim.. Havası yılın 365 günün 350 günü buzzz gibi ve yağmurlu. Dünya üzerindeki konumu gereği yazın bir kaç ay hariç bol bol karanlıkta kalıyor. Bitmek bilmeyen kışlar var. Ek olarak ülkede çalışanların maaşından yaklaşık %60 gelir vergisi kesiliyor! Sıradan bir Danimarkalı için hayat sabah 7 sularında ve karanlıkta başlıyor. Eksili derecelerdeki, bol rüzgarlı ve yağmurlu sokaklara çıkıp bisikletle işe giderek devam ediyor. İş saatleri süresince şanslılarsa azıcık güneş görüp, gene karanlıkta eve dönerek ilerliyor. Bu durumda hayatta kalma iç güdüsü olarak yokluklar içinde mutluluk yaratmak gerekiyor. Birazdan detaylıca konuşacağımız “hygge” kavramı da böyle ortaya çıkıyor. Yokluklar içinde mutluluk yaratma işinde o kadar başarılı oluyor ki bu ülke uzun yıllardır en mutlu ülkeler listesinde başı çekiyor. 🙂

Nedir bu “Hygge”?

🇩🇰 H Y G G E 🇩🇰 (huge, höge, hoga vb gibi okunuyor) tam net bi’ tanımı olmayan bu Danca kavram şöyle anlatılıyor : “samimi ortamlar yaratma sanatı” , “ruhun sıcacık hissetmesi”, “tüm dert, sıkıntı ve sinir bozucu şeylerden uzak olma durumu”, “rahatlatıcı ve mutluluk veren şeylerden keyif alma” , “en sevdiklerinle birlikte olma durumu”.. vb vb.. Hemen hemen her sene dünyanın en mutlu ülkesi seçilen Danimarka’da hygee baya önemli bir kavram.

Hygge’ye ulaşmayı sağlayan şeyler ise Dan dostlarımıza göre aşırı basit.. Sevdiklerimizle ev buluşması, doğada olmak, sıcacık bi içecek, fırından yeni çıkmış kurabiye, mumlarla aydınlatılmış bi ortam, rahat ve minimal mobilyalar 🛋, sıcak şarap, yün çoraplar ve rahat ev giysileri .. vb vb.

Hygee kavramını o kadar benimsemişler ki.. sıfat ve fiil olarak da kullanıyorlar. Mesela bir durum çok hygge ise sıfatı “hygeelig” veya “hyggelight” oluyor. Cümle içinde kullanmak gerekirse “Ne kadar hyggelig bir sofra!” veya “Acaba misafirlerimiz diledikleri gibi hygelight olabildiler mi?” gibi. 🙂 Günlük hayatta o kadar çok kullanılan bir kelime ki.. Danca öğrenenlerin ilk öğrendiği kelimelerden oluyormuş ister istemez.

Sevdim Bu İşi.. Biraz Daha Detay Versen?

Kopenhag’da yer alan Mutluluk Araştırma Enstitüsü’ne (valla uydurmuyorum böyle bir oluşum var buyrunuz linki) kaliteli bir şekilde hygge ruh haline girmek için 10 maddelik bir manifesto var. Şimdi madde madde kısaca özetlemeden önce, Nordiklerin ileri medeniyetine bir dakikalık saygı duruşu rica ediyorum…………………………………………….. Evet.

Hygge Manifestosu

1)Atmosfer – ışıkları kısın veya kapatın. mumlarla bol bol “doğal ışık” yaratın

2)Anda Kalmak – anda kalma felsefesi “mindfulnes” trend olmadan evvel Dan dostlarımız bu işi çözmüş. Hygge yaşamak için ekranlara bakmamak, yaşanan ana odaklanmak ön koşul.

3)Küçük Keyifler – kahve, çikolata, minnoş tatlılar… yaramaz şeyler hygge felsefesinin olmazsa olmazı. Bu arada sanırım iklimle alakalı Avrupa kıtasında kuzeye gidildikçe yıllık tüketilen şeker miktarı da artıyor. Şu haberden de detaylarını okuyabileceğiniz gibi: Danlar ortalama Avrupalıların tam 2 katı şeker tüketiyor. Ancak şeker tüketim birincileri daha da kuzeydeki dostları Fin’ler. 🙂

4)Eşitlik – geldik benim enn sevdiğim maddeye… Sevdiklerinizle toplaştınız, ağız tadı ile hygge olacaksınız. Öyle ev sahibi – misafircilik oynamak yok. Herkes her işin ucundan tutacak. O sofra birlikte hazırlanacak, birlikte toplanacak. Kimse ev sahibinin misafir ağırlama yeteneklerini değerlendirmeyecek. Herkes eşit, kimse ev sahibi veya misafir değil. Oh misss.

5)Minnettarlık – küçük, büyük fark etmek elimizdeki şeylere müteşekkir olma durumu. O anda elimizde tuttuğumuz bi kupa sıcak çay da olur, kucağında oturduğumuz sevgilimiz de. Haydi sahip olduğumuz irili ufaklı güzellikleri sıralayıp şükür edelim. Zaten bunu yapana karada ölüm yok, mutsuz olmaz.

6)Uyum – kendini kanıtlama, yarışma olmadan çevre ile uyum içinde olma durumu. Yani ego yapmak, övünmek, gösteriş yapmak yok diyorlar kibarca.

7)Rahatlık – rahat koltuklar, giysiler, zorlamamak ve kendini salıvermek ön koşul.

8)Ateşkes – hygge ortamında olaylar, gerginlikler yok. “No more drama in my life” diyorlar. Siyaset, din gibi gerginlik çıkabilecek konuların hygge ortamında yeri yok.

9)Birliktelik – bu içtiğimiz bir kahve de olabilir, yanımızdaki sevdiklerimiz de olabilir. Tamamen “birlikte” ve mutlu hissetme hali.

10)Sığınak – hyggelig duruma erişmek için güvende hissetmek, tehlikeden korunduğunu bilmek şart.

Bana Hygge Şeylerle Gel…

Hygge felsefesini aşağı yukarı anlayıp sevdiysek hygge’a ulaşmak için öneriler listesi paylaşmak isterim 🙂

1)Hyggekrog – yani Türkçe meali ile “hygge köşesi“.. Evde olur, iş yerinde olur kendinize özel bir köşe yaratıp burada zamanı durdurun. Anın tadını çıkarın ve keyif alın. Genelde cam önleri, mutfakta kaynamakta olan cisimlere yakın yerler, fırından gelen kokuların çekim alanı gibi öneriler var. Benim “hyggekrog”um salonun tam ortasında serdiğim mavi yoga matımın üstü. kalp kalp kalp.

2)İmkanlar el veriyorsa şömine : veya doğada yakacağınız ateş: çünkü yanan odun sesi ve kokusu son derece hygge

3)Mumlar & Mumlar & Mumlar : mum tüketiminde dünya 1.si olan Dan dostlarımızın bir bildiği var. Mum yakılan ortamda bir sıcaklık, gerginlik azalması oluşuveriyor..

4)Doğada Olmak  

5)Kitaplar

6)Çikolata ve Harika Tatlılar

7)Battaniye ve Yün Çoraplar

8)DIY Projeler: yemek yapmak, reçel yapmak, dolaplarınız için dizilim sistemleri geliştirmek… hepsi de çook hyggelit.

9)Deftere Yazı Yazmak: kağıt ve kalemle haşır neşir olmak terapi etkisi yapıyor. Benim favorim düzenli günlük tutmak.

10)Popcorn ve Seri Şekilde Dizi İzleme: netflix’te sevdiğiniz diziyi açıp, rahat giysiler, yün çoraplar ve sevdiğinizle paylaşılacak koca bir kase popcorn (misal karamelli yer fıstıklı).. ohh orama da hygge, şuralarıma da hygge

11)Tıngır Mıngır Yavaşça Pişen Şeyler: fırında kek olur, 6 saat pişen türlü olur, kuzu eti olur.. evi kokuya ve huzura boğacak her hangi bir şey olsun yeter.

12)Bitkiler ve Bahçe İşleri ile Uğraşma – iç veya dış alanda farketmez..

13)Güzel Zamanları Anıp Nostalji Yapmak – keyifli zamanlara ait eski fotolar, günlük notları, biletler vb şeylere bakmak

Şimdi söz sizde. Sevdik mi bu hygge işini? Kendimizde dener miyiz? Özellikle önümüzdeki kış mevsimi için hygge önerileriniz nelerdir? Mutlaka yorum bırakın! Kocaman sevgiler & hyggelit dilekler.. 🙂

ps: tüm yazılardan haberdar olmak & beni takip etmek için instagram sayfam – zeyneppcans

facebook sayfam: zeynepcansoylucom

Facebook Paylaş
Twitter Paylaş
Google+ Paylaş
LinkedIn Paylaş
Pinterest Paylaş
StumbleUpon Paylaş
+

57 Comments

  1. Sinan Vargı
    Ekim 30, 2017 / 10:50 am

    gönlünüze kaleminize sağlık..

    • zeynepcansoylu
      Ekim 30, 2017 / 4:38 pm

      çok teşekkürler güzel yorum için 🙂 sevgiler

    • Nesrin Nuhoğlu
      Kasım 4, 2017 / 10:34 pm

      Okadar çok beğendim ki uygulamak için herşeyi yapacağım.ilk iş mumlar almak.

    • Pınar
      Kasım 6, 2017 / 6:51 am

      Dün akşam yapmayı ertelediğim çikolatalı keki bu akşam yapıyorum 🙂

    • objektivist
      Kasım 8, 2017 / 7:36 am

      “Seni seviyorum..” demeyeceksin,
      Sevmiyorsan önce kendini.

      Onsuz yaşayamayacağın,
      Bencilce ihtiyacın olandır sevdiğin,
      Acıdığın değil..!

      Çıplak ruhun, vucudun, şehvetin,
      Ve de aklınla seveceksin,
      Kör gözünle değil..!

      Vereceksin canını malını,
      Koyacaksın elini taşın altına,
      O’nun her darlığında,
      Şeref vereceksin sevginle,
      Sadaka değil…!
      M.F.K

  2. Ekim 31, 2017 / 6:58 am

    Çok güzel izlenimler.keyifle okudum.

  3. Serpil Altop
    Ekim 31, 2017 / 7:54 am

    Bir arkadaşımın paylaşımından sitenize geldim, yazı ilgimi çekti çünkü geçen hafta Kopenhagtaydım ve bu felsefe ilgili birşeyler duymuştum ve ilgimi çekmişti, yazınızla daha da bilgilendim, teşekkürler… Aklım Kopenhag’da kaldı desem😍

    • Özlem
      Kasım 15, 2017 / 8:27 pm

      Ben de 1 ay önce Kopenhag’daydım. İnanın benim de aklım kaldı. Gerçekten insanlar mutlu😀

  4. İncik
    Ekim 31, 2017 / 8:48 pm

    Mesela kar yağarken çocuklarla pencerenin önünde sıcak çikolata içmek benim için çok hyggelight ya da çocuklar uyuyunca battaniye altında film seyretmek, kek pişirmek de beni çok hyggelig yapıyor vesselam:)

  5. Kasım 1, 2017 / 6:02 am

    Bayıldım bu felsefeye, teşekkürler:)

  6. Melike
    Kasım 1, 2017 / 5:28 pm

    mutluluk pırıltıları saçan bir konu resmen..bu kış hygge aktivitem örgü örmek olacak!

  7. Nilüfer Soygız
    Kasım 1, 2017 / 5:32 pm

    Ayy ben bilmeden uyguluyormuşum meğer ondan mutluymuşum :))

  8. Ken
    Kasım 1, 2017 / 6:01 pm

    Sıcak şarap, kestane, mumlar, güzel bir slow muzik ve sevdiğin

  9. Pelim
    Kasım 2, 2017 / 12:56 am

    kanaviçe, örgü, kitap, geri planda yumuşak bir müzik, fomdü

  10. Nurtac
    Kasım 2, 2017 / 7:45 pm

    Çok güzel bir yazı kış aylarını sıcak hissetmek için gerekli tatlar ortam süper

  11. Bengisu
    Kasım 3, 2017 / 5:58 pm

    İşte ben 😊annem de böyleydi, kızım da böyle .meğerse biz Hygge mişiz haberimiz yokmuş 😊

  12. Kasım 3, 2017 / 6:59 pm

    Hemen tüm yorumlar kadınlardan, erkekler böyle şeyler ile nedense ilgilenmiyorlar !!!!

    • zeynepcansoylu
      Kasım 4, 2017 / 6:28 pm

      hahah süper gözlem! 🙂

      bence kadınlar sırf bu yüzden istatistiksel olarak daha uzun yaşıyorlar! 🙂

  13. Sadi
    Kasım 3, 2017 / 7:04 pm

    Güzel anlatmışsınız ancak o kadar karanlık ve de soğuk bir ülke değil benim bildiğim hatta bazı uzun süren yazlar olur ki Dan arkadaşlar sizden çaldık artık böyle diye dalga geçerler. Severim kızım ve torunum orada ben de uzun yaşadım oralar da. Haftaya hygge yapmaya gidiyorum🙂

  14. Neşe Fettahlıgil
    Kasım 4, 2017 / 7:33 am

    Harika oldu bu yazıyı okumak …yaşadığım yerden dolayı çevremde oldukça fazla Daninarkalı yaşıyor.arkadaşlarım var.şimfi onları daha iyi anlayacağım galiba. Bazı taşlar yerine oturdu …😊
    Beden bu coğrafyada doğmuş ruh Danimarkalı …😊😊

  15. Zuhal Arısan
    Kasım 4, 2017 / 9:44 am

    Ben bunu bilmeden uyguluyormuşum meğer . Ne mutlu bana 🙋‍♀️😀

  16. Deniz
    Kasım 4, 2017 / 3:45 pm

    Kızımın minik minik miniminnacık ayaklarını öpeyim de hygge dolsun içim o zaman😊 Miniklerle oyun yaz kış önerilir 😊

  17. Bengisu
    Kasım 4, 2017 / 6:01 pm

    Zeynep hanım merhabalar ;rica etsem 2.yorumumu silebilirmisini, orada başka konuya geçmişim ben 😊Teşekkürler😊

    • zeynepcansoylu
      Kasım 4, 2017 / 6:26 pm

      sildim. olmuş mu? 🙂

  18. Elvan
    Kasım 4, 2017 / 6:03 pm

    Keyifli bir yazı olmuş,,bence bu zamanda herkezin ihtiyacı olan bişey 🤗

  19. Özden Demirel
    Kasım 4, 2017 / 9:01 pm

    Aa ben bilmeden yıllardır hygge yapıyormuşum meğer her akşam mumlarımı yakar çayımı kitabımı alır balkondaki köşeme otururum danimarkalımıyım ne?

  20. Selmin
    Kasım 5, 2017 / 5:54 am

    Yaklaşan ve beni karamsarlığa iten kış günlerine çok hyggelit bakmama sebep olan bir yazı olmuş, sonuna geldiğimde yüzümde harika bir gülümseme vardı.. Yüreğinize, kaleminize sağlık.. 🙏🦋

  21. Selmin
    Kasım 5, 2017 / 6:16 am

    “Hyggelight” kelimesini yanlış yazmışım, hayatıma kattıkça düzelecek.. 😉

  22. Pinar
    Kasım 5, 2017 / 7:32 am

    Guzel yazi, tesekkurler.
    Mike Wiking – hygge ve lykke kitaplarini da referans gosterebilirsiniz.
    Ilgilenenler daha cok bilgi sahibi olurlar, neticede kendisi mutluluk enstitusu’nun kurucusu…
    Ellerinize saglik…

  23. Sevgi Koşaner
    Kasım 5, 2017 / 7:58 am

    Pencere önü çiçeklerime bakıp,kedilerin mırıltısıyla kitap okumak,bir bitki çayı. İzmir’de olunca kış güneşine selam,malum bizim burda kış çok olmaz. Deniz kenarı bir yerde kahvaltı buluşmaları. Eee biz buna sefa diyoruz❤

  24. İlkşen
    Kasım 5, 2017 / 8:35 am

    Nasıl olmuş da, sizi daha önce keşfetmemişim. Harikasınız. Sıcacık bir mutluluk verdiniz. Teşekkürler💚

  25. Kasım 5, 2017 / 9:32 am

    Selam lar Copenhagen dan
    Elinize sağlık bunu gelmiş geçmiş en iyi anlatan kişi olarak sizi kutluyorum yani İngilizceye çevirseniz bile Harika olurdu bu yaZınızı Danimarkalılar bile böyle net anlatamıyor HYGGE HYGGE 🙂

    Selamlar
    Sinan Özdemir

  26. Mükerrem Turhan
    Kasım 5, 2017 / 10:13 am

    Çok güzel önerilere eklemeler;,çekirdek aileden ,çıkıp akraba ve dostlarla birlikte geçirilecek zamanlar yaratmak,evde doğal gıdalar hazırlamak,yeteneğiniz doğrultusunda hobi çalışmaları yapmak,seyahat etmek,ama hepsini severek tutkuyla,zevkle yapmak en önemlisi…Kısacası Polyannacılık yaparak küçük şeylerden mutlu olmak.Zaten bizim nesil hep böyle yapıyor.Maalesef zamane internet çocukları Polyannacılık yapmayı duyguları baskı altına almak olarak görüyor.

  27. Özlem Kurucu
    Kasım 5, 2017 / 10:14 am

    Zeynep Hanım sıcacık bir yazı, iyi ki bana da denk geldi.

  28. Esra
    Kasım 5, 2017 / 2:45 pm

    Danimarkalilarla calisiyorum, ofiste corapla dolasiyorlar , sadece ozel hayatlarinda degil
    calisma ortaminda da hygge var. Sadece ev ortaminda yaratilan hygge’nin yasamimiza etkisi sınırlı kalıyor. Sizce biz ne zaman ofiste çorapla dolaşmaya başlarız ? 😉

  29. Bengü
    Kasım 5, 2017 / 3:12 pm

    Dolmus beklerken, su an sag bacagimi dolmusta bir teyzeye kaptirmisken okumamin bir anlami olmali bence…yazana kalp, konsepte kalp

  30. Kasım 5, 2017 / 3:45 pm

    O kadar muhteşem bir yazı olmuş ki, her yerde paylaşasım tüm arkadaşlarımı haberdar edesim geldi. Ama önce bu emeğe teşekkür etmek için yorum atmalıydım. Tebrik ve teşekkür ederiz tüm takipçilerin olarak 😘 sadece okunuşuna takıldım arkadaşın, ben hep “hayci” şeklinde okunuyodur diye düşlemiştim, söylediğin şekillerde okumayı beceremedim, o benim haycim 😂

  31. Nejat Karaca
    Kasım 6, 2017 / 5:46 am

    Bu yazdıklarınız sanırım bulaşıcı. Bir dostumuz paylaştı. Sonuç bir araya gelip aramızda en iyi yemek yapanların tariflerini öğrenip hep beraber uygulama yapmak . :-))

  32. İdil Keleş
    Kasım 6, 2017 / 8:32 am

    Harika bayıldım!! Tam benlik:)) benim de farkında olmadan yaptığım hygge lerim varmış. Mesela türk kahvesini her gün bir ritüel olarak aileme ikram ederken yanına çok sevdiğimiz mastika likörünü çikolata lokumumuzu ve su kaybımızını engellemek amaçlı suyumuzu koyarım ve o anlardan keyif aldığımız yüzlerimize yansır.

  33. Kasım 6, 2017 / 10:47 am

    Çok bilgilendirici ve çikolata tadında yazılarınız , bu yazdiklariniz bana hiç yabancı değil ben yaş gurubum bu şekilde yaş adı 1980 lere kadar tv aktif olunca bitti .Akşamları dostlarla lamba , mum ışığında mangal yada masinga dediğimiz sobanın üstünde kestane pişirip mısır patlatıp çay yada ıhlamur içip büyüklerimizden masalimsi hikayeler dinledik , bizde harkadaşlarımızla en çok sevdigimiz kelime oyunuydu , çok çok mutluyduk bizde hygge yapiyormusuz. Su an hiç mutlu değilim.

  34. Tuğba
    Kasım 6, 2017 / 12:22 pm

    Son bir kaç yıldır evde kurmaya çalıştığım düzene isim bulmuşlar 😊 iki yıldır televizyonu kaldırdım evden inanılmaz faydası oluyor, yerine bir şeyler koyabilmek için ne kadar yaratıcı olabileceğinize inanamayacaksınız. Renk seçimleri de bence daha doğaya yakın tonlardan seçilebilir. Amerikan mutfak değilse eğer eviniz en azından geniş bir servis penceresiyle mutfağın sıcaklığını oturma odasına ekleyebilirsiniz. Masa oyunları da bu atmosferi yaratmak için destekleyici oluyor. Biz şiir de okuyoruz, müziksiz de olmuyor tabii 😉Harika bilgilendirici bir yazı olmuş teşekkürler, aydınlandım 🤗🤗

  35. Ertan
    Kasım 6, 2017 / 1:53 pm

    Hygge …hyggh…hych….hyç ….hiçl….hiçlik .hah işte şimdi oldu bu bizdeki hiçlik felsefesi
    Net…..

    • Rahime Sur
      Kasım 6, 2017 / 5:56 pm

      Eyvallah:)ben yazacaktım baktım siz yazmışsınız:)

  36. Kasım 7, 2017 / 7:26 am

    her şey sende gizli istersen bir mum dahi içini ısıtmaya yeter…çok güze paylaşım teşekkürler..

  37. Nevin Göksel
    Kasım 7, 2017 / 8:03 am

    Son onbeş senem çok zorlu geçti eşimin iflas etmesi ve çok amansız bir hastalık ve iki çocuk velhasıl felaketler fırtınası yaşadım ama bu mutsuzluğumuzun içinde hep mutlu olmayı ve şükretmeyi becerebildik ,bu yöntemle. Şimdi bunun bir felsefe olduğunu öğrendim ve kendimle gurur duydum. Tabi bu böyle yaparsam mutlu olurum şöyle yaparsam şükrederim bu felsefe bunu gerekmiyor diye birşey değil insan oğlu çaresizliklerinden kendine bir çare çıkarıyorsa ,eskilerin dediği gibi dertlerinden zevk çıkarıyorsa bence bu Hygge ‘dır. Size bu yazı için çok ama çok teşekkür ediyorum sevgiler…

  38. Kasım 7, 2017 / 8:24 am

    kahvesozluk te görüp araştırdığım konuydu teşekkür ederim

  39. Asiye Gözüyasaran
    Kasım 7, 2017 / 9:53 am

    Ben zaten bilmeden yapiyordum.Ama yaninizda ayni seylerden zevk alacak bir hayat arkadasiniz oldumu harika oluyor..

  40. Sedef Can
    Kasım 7, 2017 / 11:30 am

    Ne kadar hyggelig bir yazı olmuş içim ısındı resmen! 😄 Bu kavram yengeç burçları ile ne kadar da uyumlu olmuş anlatamam. Evden çıkmayı pek sevmeyen birisi olarak sanırım bu yazıdan sonra bir hygge köşesi yapıcam kendime. Şöyle sıcak, yumuşak, loş, güzel kokulu… Güzel yazı olmuş. Emeğine sağlık Zeynep.

  41. Dudu
    Kasım 7, 2017 / 12:19 pm

    Merhaba sıcacık bir yazı.Bende herhafta sonu yaşlı annemi mutlaka ya deniz kenarına yada ağaçlık yeşillik bir yerlere götürmeye gayret ediyorum. Annemin mutlu olduğunu görmek benide mutlu ediyor.bende böyle ortamlardan mutlu oluyorum

  42. Bihter
    Kasım 8, 2017 / 7:46 am

    Bunun Hollanda versiyonu da “gezellig”; okunusu hezelih. Birebir ayni :))

    • zeynepcansoylu
      Kasım 8, 2017 / 8:10 am

      ya ben çok seviyorum gezellig kavramını 🙂 kalp kalp kalp

  43. yasemin
    Kasım 9, 2017 / 6:17 am

    Merhaba okurken içim ısındı desem 🙂 Elimizin altında olanları tekrar hatırlattığınız için teşekkürler 🙂 Yüreğinize sağlık :)Bunu benimle paylaşan arkadaşıma ayrıca teşekkürler 🙂

  44. Mine
    Kasım 9, 2017 / 11:15 am

    Merhaba
    Klasik müzik eşliğinde sıcak çay ya da kahve yudumlarken kışlık yün şapka örüp herkese hediye edin. Bu da benim hygge önerim 😊

  45. Berk
    Kasım 9, 2017 / 5:05 pm

    İnanılmaz keyifli ve ilgili çekici bir yazı 🙂 Ellerinize sağlık! Küçük detaylarla mutlu olmayı seven insanlar için adeta bir hediye. Çok teşekkürler!

  46. Kasım 12, 2017 / 8:04 pm

    Kestane, bir kupa dolusu adaçayı, soba….
    Hygge hayata uygulayabilmek için egodan sıyrılıp gerilimden kaçabilmek şart.

  47. ecmel
    Kasım 14, 2017 / 7:05 am

    Zamanı durdurduğumu sandığım bir köşe yapmıştım, bir kaç yaz öncesine ait.
    bir mağarada bulduğum kuru beyaz bir ağaç dalı üzerinde,
    yine ağaçtan bir kukla, oturmuş aşağıya bakıyor.
    baktığı yerde beyaz bir elma dalda,
    beyaz ağırlıklı bu köşeye koşan beyaz bir at resmide beyaz çerçeve ile eşlik ediyor.
    kıpkırmızı 4 adet mumluk, ağacın kökünün başladığı beyaz raf üzerinde.
    unuttuğum bir şey varmış o mumlar bir kere bile yanmadı.
    şimdi Hygge zamanı
    teşekkürler aşkım
    ecmel

  48. Filiz
    Kasım 22, 2017 / 3:44 pm

    Cok ama cok guzel bir yazi olmus,biz de esimle boyle minnos seyler yapiyorduk ama adi filan yoktu 🙂 ogrenip yapinca ne alaka ise daha da bi mutlu olduk :))) Yaziniza saglik,sevgiler…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir