Kötü Hissettiğim Zamanlar İçin Notlar

0
shares
Facebook Paylaş
Twitter Paylaş
Google+ Paylaş
LinkedIn Paylaş
Pinterest Paylaş
StumbleUpon Paylaş
+
Bu Nedir?

Çok büyüttüğün konuların ne kadar küçük olduğunu deneyimlemek istersen uçurumun kenarına git. Otur ve manzaraya bak. Gözlerin ve vücudun yüksekliğe alışınca kenara iyice yaklaş ve yapabiliyorsan bacaklarını boşluğa sarkıt. Gözlerini kapat. Bu seçenek çok korkunçsa asırlık devasa bir ağacın altında dur. Etrafını dönerek kollarınla sarıl. Kokusunu içine çek ve belki de gövdesini öp. Veya denizin ufuk çizgisi ile buluştuğu noktaya bak. Ne kadar sonsuz. Ötesi gözlerimizin görme yetisi dışında. Çimlerin yumuşacık kucağına yat ve ağaç dalları arasından gökyüzüne bak.

Demek istiyorum ki kendini doğanın, küre şeklinde dönüp duran bol sulu Dünya anamızın kollarına bırak. Hayatımızda her şey boka sarsa da bu güzel gezegen, Güneş’in ve kendi çevresinde dönecek. Gezegenin farklı yerlerinde güneş doğacak ve batacak. Harika pembe gökyüzü manzaraları oluşacak. Mevsimler (insan türü olarak içine etsek de) yavaşça birbiri içine geçip değişecek. Sonbahar denen o büyülü dönem yaşanacak. Ay dünya çevresinde dönecek ve evrelerini bizlere gösterecek. Okyanuslarımızda gel-gitler olacak. Ruh hallerimizde de tabii.

Zamanın başlangıcından beri Dünya döndü, Güneş ısıttı, Ay da farklı yüzlerini gösterdiler mi bilmiyoruz. Bilim der ki hiçten geldik. Büyük patladık. Fiziksel, gördüğümüz her şeyimizin %100’e* yakını boşluk. (canlı cansız tüm atomların ortalama boşluk oranı 99.9999999999996%) En gerçek deneyimimiz olan kendimiz de dahil. Hiç. Sürekli genişliyoruz. Ve çok çok çok çok uzun zaman sonra.. aklımızın almayacağı kadar uzun zaman sonra yeniden %100 hiç olmaya doğru ilerliyoruz. %100’e yakını hiç olan bizler %100 olasılıkla öleceğiz.

Doğa, okyanuslar, asırlık ağaçlar, dağlar, uçurumlar, Ay ve Güneş… onlar burada daha uzun süre kalacak. İçinde biz olmadan, her şey devam edecek. Ama bu düzen onlara da kalmayacak. Bizle aynı yöne hiçliğe doğru ilerleyecekler. Üzüldüğümüz, büyüttüğümüz her şey boş ve yok olacak. E o zaman yaşamak ve mutlu olmak için ne yapalım?

Neredeyse %100 olan o boşluğun içindeki %0.0000000000001’den az doluluğu, anlamı bulup ona odaklanmak. O her neyse ona bakıp büyütmek. Yapılacak tek mantıklı şey bu. Adım adım, günden güne, saat başı, dakika başı kontrol ederek. Gerisi boşluk. Hiç.

Facebook Paylaş
Twitter Paylaş
Google+ Paylaş
LinkedIn Paylaş
Pinterest Paylaş
StumbleUpon Paylaş
+
Share:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bumerang - Yazarkafe