Sosyal Medya Örgütlense Berlin Duvarı Yıkılır Mıydı? : İzlenesi TED Konuşmaları Listesi

0
shares
Facebook Paylaş
Twitter Paylaş
Google+ Paylaş
LinkedIn Paylaş
Pinterest Paylaş
StumbleUpon Paylaş
+
Bu Nedir?

“Burası (büyük ölçüde) seyahat blogu. Fizik üzerine, evren üzerine bir TED konuşma listesi okunur mu ki?” gibi düşüncelerle yazdığım Cehaletimizi Döve Döve Azaltacak İzlenesi TED Konuşmaları yazısı beni şaşırtarak çok okundu ve çok da paylaşıldı. Bir de bana aşırı uğurlu gelmiş olacak ki geçen hafta CERN’ü ziyaret ederek içimde geç de olsa filizlenen fizik merakı ve sevgisini çılgınca yaşadım. Böylece anladım ki samimiyetle ve büyük bir öğrenme merakı ile hazırlanan yazılar okunur.

O zaman bir süredir her Pazar kafamda çılgın sorularla konuşmalar izlediğim bir konudan bahsetmek istiyorum. Konumuz toplumsal değişim – toplumun düzeninde, yönetiminde, işleyişinde, sosyal ilişkilerde vb dramatik değişimler nasıl olur? Daha somut örneklerle anlatmak gerekirse neler olur da Berlin Duvarı yıkılır? Amerika’daki Yurttaşlık Hakları Hareketi nasıl başarılı oldu? Arap Baharı nasıl başladı? Gezi Parkı’nda insanlar nasıl toplandı? vb. Bu toplumsal kırılma noktalarını ne tetikler? Bireysel çabalar ve karizmatik liderler mi? Yüz yüze yapılan uzun toplantılar ve yaratılan aidiyet hissi mi? TV kanalları gibi kitlesel medya mı? Yoksa son 20 yılda çılgınca büyüyen sosyal medya mı?

Bu soruya tek ve belirli bir cevap olmayacağı çok açık. Ancak Amerika’dan, Brezilya’ya, Kenya’ya, oradan Mısır’a ve Türkiye’ye uzanıp farklı bakış açılarını dinleyelim isterim. İzlediğim onlarca konuşma arasında bana göre en iyi bakış açılarını sunanları derledim. O halde İzlenesi Ted Konuşmaları Listesine başlayalım.

ps: Bu liste hazırlama işini 2-3 ayda bir düzenli hale getirecekmişim gibi bir his var içimde. 🙂 Haydi bakalım..

1)Alisa Miller haberler hakkındaki haberleri paylaşıyor

Public Radio International’ın başkanı Alisa Miller, Amerika medyasında yer alan haberleri detaylıca analiz etmiş. Sonrasında da ülkelerin haberlerde aldığı payı, dünya haritası üzerindeki boyutları ile karşılaştırmış. Sonuç olarak ortaya çok tuhaf ve aslı ile alakası olmayan bir Dünya haritası çıkıyor. Buna benzer analizler sunumda sizleri bekliyor. TV, gazete gibi kitlesel medya kuruluşlarının haber hazırlarken nelere dikkat ettiklerinden ve maliyetleri dengelemek için verdikleri tavizlerden de bahsediyor. Çok uzun süredir kitlesel medya takip etmeyi bırakmış biri olarak gene de şaşırdım. İzleyelim, aydınlanalım. Bir sonraki konuşmaya geçmeden atlanmadan izlenmesi gereken bir konuşma.

 2)Bruno Torturra: Akıllı Telefonunuz Var Mı? Hemen Yayın Yapmaya Başlayın

Brezilya’lı gazeteci Bruno Torturra, 2011 yılında Sao Paulo şehrinde şehir içi otobüs tariflerindeki fiyat artışı protestolarını haber yaparken tatsız bir durumla karşılaşıyor: biber gazı. Biber gazı Bruno’da iki etki yapıyor; 1)gözleri çok fena yanıyor, 2)medyanın nasıl olmasına ilişkin gözlerini açıyor. Kitlesel medyanın bu protestoları anlatış şekli gerçeği yansıtmıyor. Ayrıca haber kanalları kocaman kameraları ve kamyonetleri ile protestoları hep belirli bir uzaklıktan haber yapıyor.
Bruno gerçek, editlenmemiş hikayeleri herkesin anlatabileceğine inanıyor. Akıllı telefonu ile yayına başlıyor. İlk yayınları, 90 bin üzerinde izleyici çekince aynı kafadan arkadaşları ile birlikte herkesin haberci olabileceği alternatif bir medya kuruyor. Konuşmanın sürprizini çok kaçırmadan şunu diyebilirim: protestolar döneminde gönüllü haberciler Brezilya’da 50 şehirden canlı haber paylaşabilecek kapasiteye geliyorlar. Hiç bir kitlesel medyanın yapamadığı bir şey bu..
 ps: Hazırladığım listede maalesef Türkçe alt yazısı olmayan tek konuşma bu. İngilizce biliyorsanız Bruno’nun aksanı gayet kolay anlaşılıyor. İngilizce alt yazıları açarak daha kolay takip edebilirsiniz.

3)Gerçek Değişim Yaratacak Bir Sosyal Medya Tasarlayalım

Öncelikle ufak bir itirafla başlamak istiyorum. Hatırlamadığım kadar uzun süredir (2 yıl?) haberleri takip etmiyorum ve “Arap Baharı” kavramını çok yüzeysel olarak biliyordum. Hangi ülkelerde neler oldu merak edip araştırmamıştım. Resmen cehalet, bahanem yok. Dolayısıyla Mısır’da bu hareketin başlamasına ön ayak olacak sosyal medya örgütlenmesini sağlayacak bilgisayar mühendisi Wael Ghonim adını da duymamıştım. Kim olduğunu bilmeden, konuşmasının başlığı ilgimi çektiği için tıkladım.

Konuşmanın içeriği üzerine çok spoiler vermeden şunları demek isterim: kendi yaşlarında (29) Khaled Saeed isimli bir erkeğin polislerde işkence görüp öldürüldüğü fotoğrafları görene kadar kendisini “apolitik” olarak tanımlayan biri Wael. Gördüğü görselden çok etkilenip “ben Khaled olabilirdim” diye düşünüyor. Sonra “Hepimiz Khaled Saeed’iz” isimli facebook sayfasını başlatıyor. Bu sayfa sayesinde Mısır’daki mevcut yönetimden memnun olmayan milyonlar iletişime geçiyor, yalnız olmadıklarını anlıyor. Yüz binler Kahire sokaklarında toplanıyor…

O zamanki yönetim devrilse de, halk kendini sonunda güçlü hissetse de işler planlandığı gibi gitmiyor. Wael’in kelimeleri ile “Büyülü birlikleri sona eriyor. Ortak görüşe varamıyorlar. İnsanlar askeriyeciler ve islamcılar olarak ikiye ayrılıyor. Sosyal medya ile gelen birlik hızlıca aşırı kutuplaşma ve kötülüklere evriliyor..”

4)Online Toplumsal Değişim: Organize Etmesi Kolay, Kazanması Zor

Tekno-sosyoloji alanında uzman ve profesör Zeynep Tüfekçi adını bu konuşmayı izleyene kadar duymamıştım. Konuşmayı çok sevince çılgınca google’ladım tabii. Amazon’da Mayıs adında gelecek Twitter & Tear Gas adlı bir kitabı olduğunu öğendim. Konuşmanın içeriğini beğenenler ve derinlemesine okumak isteyenlere öneririm. Zira çok sevdiğim gibi ebook versiyonu da var. 🙂

Zeynep Tüfekçi konuşmasında online aktivizm faaliyetlerinin çok kısa zamanda ve büyük ölçekte organize olup başladığını örneklerle anlatıyor. Üstelik her bir örneğe (misal Gezi, Arap Baharı, Brezilya, #occupy hareketi vb) bizzat gidip, her türlü görüşten taraflarla röportajlar yapmış. Ancak çok hızlı ve bol enerji ile başlayan bu hareketlerin sonunda etkili sonuçlar getirmediklerini anlatıyor. Bunu da Amerika’da 1950’lerde Yurttaşlık Hakları Hareketi (Civil Rights Movement) ve güncel örneklerini kıyaslayarak yapıyor. Bir de çaya koyulan şeker örneği var ki insan resmen aydınlanıyor. 🙂 Tüm listeyi izlemeye üşeniyorsanız; sosyal medyanın gücü üzerine tüm artı ve eksileri ortaya döken bu konuşmayı mutlaka izleyin derim.

5)Yalnız Başıma Direndiğim Gün

Kenya’lı fotoğrafçı Boniface Mwangi, ailesi ve ülkesi tarafından “akıllı korkak” (smart coward) olup beladan uzak durması gerektiği anlatılarak büyür. Ancak seçimlerden önce binlerin işkence görüp öldürüldüğünü belgeleyen fotoğraflar çeker. Gördüklerini unutamaz. Seçimlerden sonra bu katliyamın medyada yer almaması ve ölenlerin sadece birer rakam ve hikaye olarak kalması onu harekete geçirir.
24 yıl boyunca “akıllı korkak” olan Mwagni, devlet başkanının olduğu bir stadyumda ilk defa katliyam, diktatörlük ve yolsuzluk üzerine tepkisini gösterir. Polisler onu yaka paça götürse de bu tepki giderek ve artan sayılarda Kenyalının katılması ile büyür… gerisi konuşmada.. 🙂

Şimdi söz sizde – biliyorum tek bir “ideal tarif” yok ama toplumsal değişimi sizce neler tetikler? Sosyal medya ne kadar güçlüdür? Ülkece gücünü doğru kullanıyor muyuz? Konuşmalardan en çok hangisini beğendiniz? Yorum bırakmayı unutmayın!
Facebook Paylaş
Twitter Paylaş
Google+ Paylaş
LinkedIn Paylaş
Pinterest Paylaş
StumbleUpon Paylaş
+

2 Comments

  1. Nisan 10, 2017 / 2:25 pm

    Şahane bir liste! Seyretmemiş olduklarımı izleyeceğim. Çok teşekkürler:)

    • zeynepcansoylu
      Nisan 11, 2017 / 7:45 am

      çok teşekkürler güzel yorum için 🙂 kalp kalp

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir