2 Yıldır Düzenli Günlük Tutuyorum – Elime Ne Geçti?

0
shares
Facebook Paylaş
Twitter Paylaş
Google+ Paylaş
LinkedIn Paylaş
Pinterest Paylaş
StumbleUpon Paylaş
+
Bu Nedir?

Başıma gelen her iyi şey gibi düzenli günlük tutma fikri de bir seyahat sırasında ortaya çıktı. İskoçya‘nın durmak bilmeyen yağmurları altında tek başıma gezinirken vitrinde gördüğüm ufak, mavi 5 yıllık günlük ilgimi çekti. Beş yıl boyunca her gün alt altaydı ve her güne 1-2 satırlık yer vardı. Her yılın aynı günlerini aynı sayfada görme fikrine bayılıp günlüğü aldım. 2016’dan beri de düzenli yazıyorum… 2018 itibari ile üçüncü yıla girecek bu alışkanlığım. O günün en önemli konularını 1-2 satırcık yazmak, yıllar içinde aynı günü alt alt görmek iyi hoş da.. düzenli günlük tutarak elime ne geçti?

ps: önceden günlük tutmanın bilimsel faydalarını araştırıp tek tek yazmışım. bilim diyor ki: sağlık, iq, yaratıcılık, problem çözme yeteneği artar. stres, üzüntü, öfke azalır..

“Aslında harika bi’ hayatım varmış ya!” Hissiyatı

Günlük koşuşturmalar içinde insan fark edemiyor. Ancak son bir kaç yılını bir oturuşta okuma şansı olunca başına gelen güzellikleri, sahip olduğu harika şeyleri görünce çok mutlu oluyor. Sağlığımız, ailemiz, dostlarımız, evimiz, yapmayı sevdiğimiz şeyleri ne kadar yapabildiğimiz, atıldığımız maceralar.. hepsini alt alta koyunca oraya gerçekten de gülümseten bir tablo çıkıyor. Düzenli günlük tutmanın bendeki en büyük faydası sahip olduklarım ve yaşadıklarım için devasa bir minnettarlık hissi oldu.

“ne kadar çok yol gittim… bazen de yerimde saydım” Hissiyatı

Soldaki foto Güney Afrika‘nın Cape Town şehrindeki Masa Dağı, ne kadar çok yol gittiğimin simgesi. Sağdaki resim ise Lizbon‘danki efsanevi pastais de Belem tatlısı, bazen de yerimde saydım (evet hala sık sık şeker tüketiyorum.. dsshdjjd) simgesi… Şaka bir yana; bir kaç yılını düzenli yazınca bazı konularda ışık yılı yol alıp bazılarında yerinde saydığını kabul etme hissiyatı geliyor. Hep daha ileri gittiğimiz konulara eğilmek de bir seçenek. Bir adım gidemediğimiz konuların üstüne gitmek de. Kimsenin zorlaması olmadan, her günüme ait iz bırakan 1-2 cümle yazdığım bu ufak mavi şey; eksik yanlarımı, kötü huylarımı hiç acımadan çat çat yüzüme vuruyor. İyi ki de yapıyor. Yoksa gelişip ilerleyemezdim..

“En çok nelerden bahsediyorum?” aydınlanması

Bir blog yazısı veya öykü yazdığımda en merak ettiğim şey en çok kullandığım kelime oluyor. Bence düşünürken, konuşurken ve hatta yazarken en çok kullandığımız o 3-5 kelime kim olduğumuzu, neleri sevdiğimizi, neleri sevmediğimizi, hayata bakışımızı kendimizin anlatamayacağı kadar iyi anlatıyor. Düşüncelerimizden ve dilimizden düşmeyen, en sık kullanılan kelimeler nelerdir öğrenmenin en kolay yolu da günlüğümüze bakmak.

Süper bilimsel ve matematik bazlı saymasam da son 2 yılda yazdığım sayfalara bakınca en çok kullandığım kelimeler şöyle: 1)Atıl 2)aile (anne, baba)  3)iş ve yazı işleri  4)yoga . 2018’de bu kelimelere dostlar/arkadaşlar ve seyahati eklemek benim hedefim olsun. Kendimi seyahat delisi “wanderlust” bilirdim, ama top 5’e girememiş. İnsan hayret ediyor!!!

hafıza dediğimiz şey güvenilmez ve kesinlike taraflı

Hafızamız ve iz bırakan anılarımız onları yazmazsak değişime uğruyor. Bana inanmıyorsanız adım adım ve bilimsel olarak açıklamak isterim. Kaynağım: Beyin – Senin Hikayen kitabı… şimdi madde madde anlatıyorum:

  • Yaklaşık yedi yıl içinde, vücudumuzdaki her bir atomun yerini başka atomlar almış olur. Fiziksel açıdan siz, aslında sürekli olarak yenilenen yeni bir size dönüşürsünüz. Neyse ki, bütün farklı versiyonlarınızı birbirine bağlayan sabit bir olgu var gibidir: bellek.
  • Ancak sınırlı sayıda nörona sahipsinizdir ve hepsinin birden fazla görevi yerine getirmesi beklenir.
  • Bu nöronlar, sürekli değişim halindeki ilişkilerden oluşan bir matris içinde çalışırlar; bu nedenle diğer nöronlara bağlanmak konusunda üzerlerinde baskı vardır. Belli bir olayla ilgili anılarınızın bulanık hale gelmesinin nedeni; nöronların başka bir anıyla ilgili diğer bellek ağlarına katılmaya zorlanmasıdır.
  • Anıların düşmanı zaman değil, diğer anılardır.
  • Şimdiki zamanın, geçmiş zamanın renklerini değiştirmesini engelleyecek hiç bir şey gelmez elinizden.
  • Tek bir olayı, yaşamınızın farklı dönemlerinde farklı biçimlerde hatırlarsınız.

Bilimsel olarak da anılarımızı ve önceki olayları, anıları olduğu gibi hatırlayamacağımız kanıtlandıysa – bazı önemli anıları yazarak ve tarafsızca kayıt altına almaktan fayda gelir. 🙂

sırada ne var?

Bir oturuşta hayatımın bir kısmını okuduktan sonra günlüğün kapağını kapatırken aklımda hep aynı soru oluyor.. “acaba sırada ne var?” Ne kadar planlı olursam olayım, hayat bana her yönden en beklenmedik anlarda zorluklar ve güzellikler fırlatmayı hiç durdurmadı. Şimdiden iki yılını tamamladığım günlüğümde 40 yıl düşünsem aklıma gelmezdi dediğim 3-5 olay var. Bakalım beş yıl tamamlanınca neler olacak…?

Şimdi söz sizde – Düzenli günlük tutanlar kimler? Ve ne gibi faydalarını gördüler? 2018 ile düzenli günlük tutmaya niyetlenenler de burda mı? Mutlaka yorum bırakın! 

ps: tüm yazılardan haberdar olmak & beni takip etmek için instagram sayfam: zeyneppcans

facebook sayfam: zeynepcansoylucom

This little blue book is magic 🙏💙✨💫

A post shared by Zeynep Cansoylu (@zeyneppcans) on

Facebook Paylaş
Twitter Paylaş
Google+ Paylaş
LinkedIn Paylaş
Pinterest Paylaş
StumbleUpon Paylaş
+

4 Comments

  1. Aralık 24, 2017 / 8:33 pm

    Not almayı çok severim ama bazen notlar kaybolup gidiyor, bu tarz bir günlük defter çok işime yarayabilir 🙂

  2. Aralık 24, 2017 / 9:50 pm

    Benim 2000 yılından beri birşeyler karaladığım bir ajandam var ama yazma sıklığım senede 1:/ Kendimi en çok eleştirdiğim konulardan biri.. Yazı yazmayı hiç sevmiyorum oysa yazılacak öyle güzel şeyler var ki. Tabi güzel olması da gerekmiyor hatta bana mutsuzken ilham geliyor. 2018 de ben de günlük tutacağım. Tıpkı annem gibi.. Annemin 10larca defteri var. Bazen açıp çocukluğumu oradan okumak mutluluk veriyor.. Yoruma hayat hikayesini yazanlarda bugün 🙂

  3. Ocak 1, 2018 / 8:51 pm

    Tek çocuk olduğum için küçükken bütün anılarımı, içinde kalanları günlüğü atıyordum. Hatta o yaşta bile geçmişe bakıp ne salakmışım da bazı şeylere kafayı takmışım diyordum. Bu hala da geçerli aslında. Benimde seninki gibi 5 yıllık bir günlüğüm var. Seninkinin farklı bir versiyonu ama 🙂 2 yıldır bende her gün olamasa da önemli zamanlarda yazıyorum. 1-2 gün önce baktım da cidden hala aynı şeyleri söyleyebiliyorum. Ne kadar saçma sapan şeylere üzülmüşüm ya da kafayı takmışım 🙂
    Bu günlükler aslında ruhsal gelişimimiz için bir numara 🙂 Hem de geçmişe bakıp ders çıkarmak tabi.
    Cansın

  4. Ocak 3, 2018 / 5:51 am

    Küçükken günlük tutmayı çok severdim, maalesef şimdilerde çok istesem de buna zaman yaratamıyorum. Ama defterinize bayıldım, benim de bu tarz, 1-2 satırlık not tutabileceğim bir deftere ihtiyacım var <3

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir