Budist Rahiplerden 9 Hayat Dersi

1
shares
Facebook Paylaş
Twitter Paylaş
Google+ Paylaş
LinkedIn Paylaş
Pinterest Paylaş
StumbleUpon Paylaş
+
Bu Nedir?

Geçen gün internette gezininirken 9.5 yıla yakın  Asya’da Taoist rahiplerle yaşayan ve öğrendiklerini yazan Robert Piper‘ın hikayesine denk geldim. Robert Piper; 18 yaşındayken kronik anksiyete ve mide ağrıları nedeniyle meditasyona ve uzak doğunun savaş sanatlarına merak salmış biri. O gün bugündür meditasyon ve uzak doğu felsefeleri üzerine eğitim alıyor ve eğitmen olarak çalışıyor. Meditasyon konusuna o kadar meraklı ki 9.5 yıl boyunca Asya’da ve biraz da Avustralya’da gezerek meditasyon üzerine eğitim alıyor. Halihazırda meditasyon ve stres azaltma,  sağlığa olumlu etkiler üzerine bir kitap yazıyor. Ben öğrendiklerini çok beğendim; blogda dursun diye buraya yazıyorum. Ayrıca kitabını da dört gözle bekliyorum. 🙂 Evet dostlar, büyük sorumuz; Budist Rahiplerden 9 Hayat Dersi Nedir?

meditation

Robert Piper’ın Budist Rahiplerden Öğrendiği 9 Adet Hayat Dersi

1. Başarana Kadar Denemek Serbest

Öğrendiğim en ama en önemli ders; pes etmeden önce bir şeyi çok defa denemekti. Rahiplerden biri bana bir kaç denemeden sonra başarıya ulaşamazsam; duruma bakış açımı ve yaklaşımımı değiştirmemi söyledi.

Eğer denemekten vazgeçmezseniz; eninde sonunda hedeflediğiniz yere gidersiniz.

2. Tüm Sorularımızın Cevabı Zaten İçimizde

Eğitimin bir parçası olarak rahiplerimiz öğrencilerin sorularına; sorular etraflıca düşünülüp sorulmamışsa cevap vermiyorlardı. Eski bir Çin atasözü der ki “Öğretmenler kapıyı açar, ancak içeri kendiniz girersiniz.”

Bize cevap vermeyerek rahiplerimiz, öğrencilerini gerçek hayattaki problemlere hazırlıyorlardı. Hayatta da yeni birşeyler denerken veya yeni bir yere gidince çok az bilgi ile idare ediyoruz. Gerçek dünya bize tüm bilgileri sunmuyor. En harika öğretmen, zaten hepimizin içinde olan.

3. Hayattaki Gerçek Bilgelik Birşeyler Yapıp Başarısızlığa Ulaşınca Gelir 

16 yaşımdan beri satış işinde çalışıyorum. İlk yıllarımda bir satışı tamamlayamayınca çok üzülüp sinirlenirdim. Red edildiğimde kendimi suçlar ve işimden istifa etmek isterdim. Satış işinde iyileşip başarılı olana kadar sayısız defa başarısız oldum.

Aynı şekilde ilk defa meditasyon yapmaya başladığımda da pek çok problemim oldu. Örneğin; sakinleşmek ve meditasyona odaklanmak ilk başta çok zordu. Meditasyonu sürdüremiyordum. Günde bir kaç dakika meditasyon yapmaya başladım ve gün geçtikçe süreyi uzatmayı başardım.

Mücadele ettiğimizde kendimizi de daha iyi tanıyım güçleniyoruz.

o-meditation-facebook
4. Meditasyon Yapmaya Başlayınca Bencil / Egoist Tarafınızı Farkedersiniz

Ego dünyasındaki herşey “kıyaslamanın” ürünüdür. Satışlarımı diğer satışçılarla karşılaştırıp hep kendimi suçlardım.

Meditasyon yapmaya başladıktan sonra; bencil (egoist) tarafımı ayrı tutmayu öğrendim. Pek çoğumuz birşeyler deneyip reddediliyoruz, başarısız oluyoruz. Devamında vaz geçiyoruz. Daha da kötüsü başarısızlıklar için kendimizi suçlayıp bunalıma giriyoruz. Meditasyon yapmaya başladıktan sonra egomu farkedip ondan ayrı durmayı öğrenmeye başladım.

İşte meditasyonun katkısı budur: kendimizi kıyaslamalardan, egomuzdan ayırırız.

5. Hem Şefkatli Hem de Dayanıklı Olmalıyız

Eğitmen rahibim beni eğitmeye başlamadan önce minimum 3 defa reddederdi. Sürekli gidip yalvarma kısmından nefret ederdim. Sayısız telefonuma çıkmazdı. Ancak hayat da aynen bu şekilde. Gerçek dünyada bir işimizi yaptırana kadar defalarca uğraştığımız olmuyor mu?

Pek çoğumuz bir şeyi bir defa deneyip ilk başarısızlıkta kendimizi suçluyoruz. Vakti zamanında eğitimimin sürekli reddedildiğim kısmından nefret etmiştim. Ancak geriye dönüp baktığımda bunun çok değerli bir hayat dersi olduğunu görüyorum.

Taoist atasözü “Dışardan pamuk; içi çelik”

6. Sabır Erdemdir

Rahip hocalarım beni hep beklettiler – bu durumdan nefret ettim.

Örneğin evine derse gittiğimde en az yarım saat bekletirlerdi. Cuma akşamları şehirde yemeğe giderdik. Restorana sözleştiğimizden en az bir saat sonra gelirdi. İlk zamanlarda çok utanır ve sinirlenirdim. İnsanlar bana bakmasın diye sürekli telefonumla meşgul görünürdüm.

En az bir saat geciken rahip hocam gelince ilk iş “Annen ve baban nasıllar?” diye sorardı. İçimden “Ne demek annen & baban nasıllar? Dalga mı geçiyorsun??!!” diye kızardım. Ancak zamanla bu durumu umursamaz hale geldim. 🙂

Biri trafikte yolumu aldığında veya sıra beklerken önümü kestiğinde artık hemen kızıp tepki vermiyorum.

Sabır, iç huzurun bize verdiği en büyük hediyedir.

7. Egonuzdan Ayrılın

Hocam beni bekletirken ilk başta restoranda tek başıma oturmak çok zordu. Sürekli insanların hakkımda ne düşündüğü hakkında endişe ederdim. İşin gerçeği; insanların hakkınızda ne düşündüğüne önem verirseniz asla mutlu olamazsınız!

Meditasyona başlamadan önce, çok hızlı sinirlenip üzülürdüm. Şimdi hemen hemen hiç birşey canımı sıkamıyor. Geçenlerde havalimanında uçağımı beklerken bir kaç saatlik rötar oldu. Bu ek zamanı meditasyon yapmak için kullandım. Bundan on yıl önce, uçağımın rötar yapması beni çok kızdırır ve tüm günümü berbat ederdi.

Egonuzu ve egosal ihtiyaçlarınızı bırakınca; hayatın size gönderliklerini kabul etmek ve tadını çıkarmak daha kolay oluyor.


8. Taoizmde bir deyiş vardır “Ben yoksa Düşman da Yok”

Korkularımızın, endişelerimizin ve güvensizliklerimizin temel kaynağı kendi içimizdeki düşmandır. İçinizdeki bu “düşman” ile anlaşmayı başarırsanız, hayatınızın tüm alanlarını olumlu etkileyecektir. Bu düşmanın adı “ben/ego”dur.

Kaç defa korku nedeniyle birşeyi yapmaktan vazgeçtiniz? Sizi mutlu olmaktan alıkoyan tüm korkularınızı düşünün… Kendi içinizdeki düşmanı fethderseniz, dışarıda bir düşman olmadığını göreceksiniz.

9. Mutluluk İçimizden Gelir. Bazen de Dışarıdan.

Bu bilgiyi bana budist bir hekim öğretti. Hastaları ile iletişime geçmeden evvel odasında meditasyon yapardı. Hayatımda tanıştığım insanlar içinde en mutlu ve şefkatlisiydi.

Kendi içinde mutluluğu yaratıp, bu mutluluğunu çevresindekilere yayıyordu.

Bizler de çevremize mutluluk verebilmek için önce kendi içimizde yaratmalıyız. Rahip hocalarım hep “Herkesin hayatta bir amacı veya görevi vardır” derdi.

İçimizde mutluluğu bulmalıyız  ve dışarıda da amacımızı.

robert-piper

kaynak:  kendi blogu

Facebook Paylaş
Twitter Paylaş
Google+ Paylaş
LinkedIn Paylaş
Pinterest Paylaş
StumbleUpon Paylaş
+

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir