Kitap Önerisi : Charles Bukowski – Kadınlar

0
shares
Facebook Paylaş
Twitter Paylaş
Google+ Paylaş
LinkedIn Paylaş
Pinterest Paylaş
StumbleUpon Paylaş
+
Bu Nedir?

2017 yılı hedefler listemin başında haberleri takip etmeyi bırakmak vardı. Kendimden beklenmeyecek başarı ile haber okumayı, izlemeyi ve twitter’dan günden takibini tamamen bıraktım. Zaten çok büyük bir şey olursa mutlaka kulağıma geliyor. %99’u kötü ve umut kırıcı haberleri manyak gibi takip etmek neden? Bu stresli aktiviteyi bırakınca geri kalan vaktimi kitaplara yatırdım. Özellikle ebook işine eğildim: hem İngilizce hem de Türkçe okunacak ebook’lar listemi oluşturdum. Bir de her ay o ay okuduğum kitaplar içinden favorilerimi ayın kitap önerisi olarak burada yazmaya başladım. (Mart önerisi: Yakın – Görmez , Nisan Önerisi: Hayat Meyhanesi … bir göz atın isterseniz). Haziran ayı için önerim çok geç keşfettiğim efsanevi Amerikan yazar Charles Bukowski ve bol tartışmalı kitabı : Kadınlar.

1920 yılında Almanya’da doğan Bukowski, hayatının çoğunu Los Angeles’ta getto denebilecek semtlerde geçirmiş. Kendi anlatımı ile yılın 365 gününün 300’ünde akşamdan kalma olarak uyanan, iflah olmaz bir alkolik. İlk kitabını bastırıp yazı işlerinden para kazanmaya başlayana kadar posta ofisinde memur olarak çalışmış. Tam zamanlı yazar olduktan sonra toplamda 45 adet kitap yazmış! Ben henüz sadece birini okudum ve aşık oldum. 🙂

Kadınlar romanında; çoğunluğu (bir kadın hariç) 50 yaşından sonra tanıdığı, (kibarca ifade edeyim) takıldığı, aşık olduğu ve birlikte yaşadığı tüm kadınları anlatıyor. Bir insan 50’sinden sonra ne yaşayabilir ki? demeyin. Okurken kadınların sayısını ve isimlerini karıştırdım. O kadar çoklar ki!

Bu kitabın yazarın en “tartışmalı” kitabı olmasının bir diğer nedeni de kitapta bahsedilen kadınların, kitap çıkana kadar Bukowski ile yaşadıkları ilişkilerin tüm detayları ile yazıldığından haberdar olmamaları. Kitap çıktıktan sonra cingarı koparmışlar ama çok geç olmuş. Kitabın satışlarını artırmaktan başka bir etkisi olmamış çıkan olayların.

Fazla spolier vermeden kitaptan çok sevdiğim bir iki cümleyi buraya bırakayım:

“Bazen daktilodan uzaklaşılması gereken zamanlar olur. İyi bir yazar ne zaman yazmaması gerektiğini bilir. Yoksa herkes daktilo kullanabilir. Bu arada ben çok iyi daktilo kullanamıyorum. Ayrıca çok ciddi imla hatalarım var. Bir de gramer bilgim yok, felaketim. Ama ne zaman yazmamam gerektiğini çok iyi biliyorum.”

“İnsanlar, evli olmasalar bile, birlikte olduklarında birbirlerine telif hakkı gibi borçlanırlar. Hatta evlilik dışı birlikteliklerde güven daha derindir. Çünkü henüz yasalara kurban edilmemiştir.”

“Alman kızlar sağlam içicilerdi. İkisi de içkilerini alıp verandaya oturdular. Hilda şort ve sütyenle, Gertrude da iç çamaşırı giymeden şeffaf pembe geceliği ile. Postacı Max geldi ve Gertrude, postları aldı. Zavallı Max neredeyse bayılacaktı. Gözlerine kıskançlığı ve inanmayışı gördüm. Gene de onun iş güvencesi vardı…”

KİTABI NEREDEN BULABİLİRİZ?

Cevabım her zamanki gibi online! İdefix sever için linki için tık tık  D&R severler için de linki için tık tık. Charles Bukowski’nin diğer tüm kitapları için de ayrıca: İdefix linki (tık tık) ve D&R linki (tık tık). Bir de ufak not: Kadınlar kitabının Türkçe olarak ebook’u yok ancak Charles Bukowski’nin diğer pek çok kitabını ebook olarak hem idefix hem de d&r’dan bulabilirsiniz.

Şimdi söz sizde – Kadınlar’ı okur muyuz? İlginizi çekti mi? Sizin bu ay için kitap önerileriniz nelerdir? Mutlaka yorum bırakın, bekliyorum! 🙂 

Facebook Paylaş
Twitter Paylaş
Google+ Paylaş
LinkedIn Paylaş
Pinterest Paylaş
StumbleUpon Paylaş
+

1 Comment

  1. Haziran 22, 2017 / 7:38 am

    Charles Bukowski’yi lise yıllarında okumuştum; böyle çook acayip gelmişti kafası. Bir de ürkütmüştü biraz sanırım beni. Senin yazını okuyunca tekrar bir okusam mı diye düşünmedim değil. Çok sağol! 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir