İstanbul’da En Güzel Gün Batımı İzlemece Listem

0
shares
Facebook Paylaş
Twitter Paylaş
Google+ Paylaş
LinkedIn Paylaş
Pinterest Paylaş
StumbleUpon Paylaş
+
Bu Nedir?

Yaz mevsimi gelince, gün batımları her gün işi gücü bırakıp izlenesi efsanevi olaylar olup çıkıyorlar. Özellikle güneş ufukta kaybolmadan tüm gökyüzünü pembe ve tonlarına boyarken. Mayıs ile Ekim ayları arasında, akşamları gün batarken beynimin bir köşesinden guguklu saatin kuşu gibi bir şey fırlıyor. “Zeynep koş, pembe gökyüzü olacak!” diye beni uyarıyor. İş yerinde, trafikte, evde, dışarıda farketmez en az bir on dakika izlemem gerekiyor. Mutlu oluyorum, hayatta olduğum ve bu pembe mucizeye tanık olduğum için minnet doluyorum.

Sonra biten gün geceye dönerken hayatıma kaldığı yerden devam ediyorum. Ancak pembe gökyüzü (insta’da nam-ı değer #pinksky) zamanları tamamen benim. Başta kendim olmak üzere kimseyi, hiç bir şeyi düşünmeden gökyüzü show’unu izlediğim zamanlar. İyi ki de varlar. Meditasyon yaparken bile bıdır bıdır bir şeyler düşünen biri olarak en az şey düşünüp en çok hayran kaldığım zamanlar diyebilirim. (yoksa ben pagan mıyım? 🙂 ) Neyse, sözü daha fazla uzatmadan asıl konuya geleyim. Son iki yıldır kendi çekip biriktirdiğim fotolar eşliğinde İstanbul’da En Güzel Gün Batımı Listemi paylaşmak isterim..

Adalar, Adalarımız

Günlük dilde kısaca “Adalar” dediğimiz Prens Adaları’nda gün batımı gerçekten de çok güzel. İster İstanbul silüetine, isterseniz Marmara denizine bakan tarafta olun farketmez. Gökyüzü pembe turuncu tonlarla show’una başladığında şarabınızı alıp köşenize kıvrılın. Adalarda gün batımını Büyük Ada, Burgaz Ada, Kınalı Ada ve son olarak (yukarıdaki foto da oradan) Sedef Adası’nda deneyimledim. Hepsi de çok güzeldi. İlla favori seçecek olursam yerleşim olmayan, ufak ve en izole ada Sedef Adası favori derim.

Galata Kulesi ve Çevresi

Kalbimde ve beynimde şöyle bir denklem var: İstanbul = Galata Kulesi. O nedenle kule ve dibine objektif yaklaşamıyorum. Şu sıralar kuleyi gören bir terasta güneşi batırmayı bir deneyin. O zaman siz de objektif olamayacaksınız! Memnun kalmayana benden para iade garantisi. 🙂 Kişisel favorim: Karaköy’ün teraslarından Galata’ya bakmak. Bu harika olaya cinli bir kokteyl eşlik etmeli saki. Ne dersiniz?

Anadolu Hisarı Tepeleri 

Gün her yeri pembeye boyayarak batarken karşısında gökdelenler, Manhattan-vari şehir silüetleri görmek isteyenler burada mı? Anadolu Hisarı semtinde (öhöm öhöm benim de evim olur bu minnoş semt) başta Otağtepe olmak üzere aziz bir tepeye çıkıp, boğazın karşısındaki gökdelenlerin üzerine batan güneşi izleyebilirsiniz. Tepelerde çok harika mekanlar olmadığı için önerim arabayı çekip seyre dalmanız.

Suadiye Sahil

G🍃🌿D N🌱GHT 🛌💤💤

A post shared by Zeynep Cansoylu (@zeyneppcans) on

Yeşil çimler, yürüyüş yolu, kayalar, uçuşan martılar ve karşıda Adalar…Katlanabilir yönetmen koltuklarına oturmuş piknik yapan binlerce insanı görmezden geldik mi tamamdır. Uçuşa hazırız! Özellikle hafif tempolu yürüyüş sonrası endorfin hormonu salgıları çoşup, doğal yollarda kafa yaparken Suadiye sahilinden güneşi batırmak çok keyifli. Sonra Bostancı sahile yürür Trafik Cafe‘de nargileye girersiniz.

Beykoz Sahilinden Boğaza Bakarken

Each morning we are born again. What we do today is what matters the most. – Budha 🙏🏻💙

A post shared by Zeynep Cansoylu (@zeyneppcans) on

Beykoz ilçesi sınırlarında yaşayan biri olarak akşamları araba ile sahil şeridini gezmeye bayılıyorum. Çoğunluğa göre favori Çubuklu-Kanlıca arası olsa da bence Beykoz’un hakkı yeniyor. Özellikle denize sıfır olması ve ikinci köprüye diğer semtlere göre daha uzaktan bakması nedeniyle çok seviyorum burayı. Bir de hala kayıkları ile keyif için gezinenleri görmek mümkün. Beykoz merkezin sahili biraz fazla kalabalık olduğu için, burayı arkanıza alıp daha ileri (Karadeniz yönüne) gitmenizi öneririm. Beykoz Kundura Fabrikası deniz kıyıları güneşi batırmak için ideal.

Pera’da Teraslardan

Good view good friends good food and good wine makes a great weekend 🍷🍷

A post shared by Zeynep Cansoylu (@zeyneppcans) on

İstanbul alınmadan evvel Galata surları dışında yerleşim yerleri yokmuş. Yani bugünkü Pera, Beyoğlu dutluk-imiş. O nedenle bu bölgeye “öte, karşı yaka” anlamında “Pera” ismi verilmiş. Pera semti o kadar sakinmiş ki bazı keşişler burada inzivaya çekilirmiş. Şahsen hayal bile edemedim, mavi ekran veriyorum. 🙂 Pera’da yaşayanlardan en çok ve estetik izler bırakan Levanten mimarların yaptığı bir birinden zarif binaların teraslarından, İstanbul üzerine batan güneşi izlemek çok keyifli. Benim favorim (favori olma nedeni efsanevi manzarası ve 3 peynirli patlıcanı 🙂 ) Duble Meze Bar.

Gökdelenlere Yakından Bakarken 

I wish #pinkskychaser was a socially acceptable career path 🌸💘

A post shared by Zeynep Cansoylu (@zeyneppcans) on

Daha modern ve şehir manzaralı pembe gökyüzü isteyenler Levent veya Maslak semtlerine bakan yüksek bir noktaya kurulup, yüksek yüksek binaların arasında batan güneşi izleyebilirler. Düşük bütçeli önerim: araba ile 2. köprüden geçmek. Beşiktaş yönüne ilerleyip sonra Maslak yönüne kırmak. Tercihen arabayı siz kullanmayın ki manzaranın tadını çıkarabilin. 🙂 Daha yüksek bütçeli önerim Etiler’deki Le Meridien Otel‘in terası.

Şişhane Semalarında

#Nofilter #pinksky show of Istanbul while driving 💕💙

A post shared by Zeynep Cansoylu (@zeyneppcans) on

Kararlıyım Galata Kulesi’ni dört bir açıdan çevreleyeceğim! 🙂 Şişhane’de özellikle karşı yakaya Balat-Eminönü hattına ve camilerin silüetlerine bakmak çok keyifli. Tuhaf ama buradaki İspark otoparkının en üst katından efsanevi bir manzara yakalanıyor. Bir de (söylememe gerek yok ama) teraslar.

Trafikte Kalınca

Amazing #nofilter organic #pinksky 🙌🌇

A post shared by Zeynep Cansoylu (@zeyneppcans) on

Bazen insan ne kadar istese de koşullar el vermiyor ve pembe gökyüzü show’una yetişemiyor. O zaman da üzülmüyoruz ve her neredeysek 1-2 dakika mola alıp bu minik mucizeyi izliyoruz. Tabii arabayı kulanan olmamak büyük avantaj. Aslında gün batımı harika, Tem’de olsak bile. ❣️❣️

Dünyanın En Rahat Yeri Evden

Home is where the heart is 🏡🌞💙

A post shared by Zeynep Cansoylu (@zeyneppcans) on

Evet bizim ev bir Galata Kulesi değil. Ama dünyanın en güvenli ve en rahat yeri olabilir. Yaz günleri, gün batımından erken eve gitmişsem; hemen camı açıyorum. İçeri giren dikdörtgen şeklindeki batmaktaki güneş ışıkları içine yoga matımı yerleştiriyorum. Ben yoga yaparken ışıklar yavaş yavaş gidiyor. Sonuna doğru yoga matından tamamen gidip duvara çıkmış oluyorlar. Nasıl harika zamanlar ve nasıl mutlu oluyorum anlayamazsınız. 💕💘

Bir de çok sevip elimde fotoğrafım olmayan bir kaç yer daha var: Pierre Loti, Moda kayalıkları, Cihangir’deki çaycı Cemal’in yeri ve Cihangir Camisi bahçesi, Fenerbahçe parkı, Kadıköy’deki  Double Tree terası..

💙 Şimdi söz sizde –  Sizin için İstanbul’da En Güzel Gün Batımı nerede? Mutlaka yorum bırakın. 

Facebook Paylaş
Twitter Paylaş
Google+ Paylaş
LinkedIn Paylaş
Pinterest Paylaş
StumbleUpon Paylaş
+

3 Comments

  1. Hilal
    Mayıs 23, 2017 / 5:47 am

    Salacak – Harem sırtlarından, tarihi yarım adanın üstünden batan güneş benim için en muhteşemidir.

  2. Mayıs 24, 2017 / 8:47 am

    Tabiki Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs’te 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir