İlham Veren Kadınlar Serisi Yekta Göktaş İle Tanışın!

0
shares
Facebook Paylaş
Twitter Paylaş
Google+ Paylaş
LinkedIn Paylaş
Pinterest Paylaş
StumbleUpon Paylaş
+
Bu Nedir?

İham veren kadınlar serisinin 43. haftasından herkese selamlar & sevgiler. Her hafta ayrı bir bakış açısı ile bize bol bol ilham veren kadınları tanımaya devam. Bu haftaki ilham perimiz Yekta Göktaş. Onu  instagramdan bildiğimiz adıyla cheerstonext. Kendisi an itibari ile Sri Lanka’da ve bir süredir Asya’da yaşıyor/geziyor. Yolda görüp deneyimlediklerini sosyal medya hesaplarından paylaşıyor. Daha fazla detaya girip ilham almak için çayımızı kahvemizi alıp köşemize kurulalım ve okumaya devam edelim.. Haydi başlıyoruuuz. 🙂

S:Seni tanımayanlar için kendinden biraz bahsedebilir misin? Şu an neredesin? Neler yapmaktasın?

C: 1991 Malatya doğumluyum. Memur anne, babanın çocuğu olmaktan hallice küçük yaşımdan beri sürekli farklı şehirlerde bulundum. Tam bir yere alışıyorum, tak tayin! 🙂 Bir yerde sabit kalamama isteğimi ve göçebe hayatı sürdürme alışkanlığımı buna bağlıyorum. Dolaylı olarak gezgin ruhumu da!

Orjinalde Endüstri Mühendisi’yim. 2013 yılından beri iş hayatındayım, bilhassa İstanbul’da finans ve bankacılık sektöründe IT departmanında çalıştım. 2018 Mart ayında işimden istifa ettim ve İstanbul ile bir iyi bir kötü giden nanemolla ilişkimize bir süre ara verdik. O zamandan beri özellikle Güneydoğu Asya ülkeleri başta olmak üzere tam zamanlı seyahat ediyorum. Şu an Sri Lanka’dayım. Buradan hedefimdeki kariyer ve yaşam hedefi için bir süreliğine İstanbul’a dönüş yapacağım. Kariyer hedefimde, öncelikli olarak göçebe ve gezgin ruhum ile de birleşince ‘lokasyondan bağımsız – freelance’ bir iş, yani bir nevi dijital göçebe olmak var. Yaşam olarak da, Avrupa’ya yerleşmeyi düşünüyorum.

En baskın özelliğim; sürekli kendimi geliştirme, versiyon atlama isteğim. Sabit kalamamak derken sadece lokasyon bazında değil, yetkinlik bazında da sabit kalamamak. Yeni alışkanlıklar ve yetenekler kazanmak, farklı insanlar/kültürler/yaşayışlar/coğrafyalar tanımak, dünya vatandaşı olabilmek, kişisel özelliklerimi geliştirmek gibi. Bu nedenle, bunların çoğunu bulabildiğim 
seyahat etmenin kendim için en iyi eğitim aracı olduğuna inanıyorum. Tabii okumanın, araştırmanın da!

Hayatımı olabildiğince minimalist yaşamaya çalışıyorum, böylece daha da özgürleştiğimi hissediyorum ve ihtiyaçlarımın daha da farkındayım. Bu sayede ekonomimi de dengeli bir şekilde yürütebiliyorum, ve en büyük hobim olan seyahate de daha fazla fon ayırabiliyorum!

Paylaşmayı çok seviyorum, çünkü başkaları bildiklerini, gördüklerini, deneyimlerini, hikayelerini paylaşmasa belki de şu anki ben ben olmayacaktım. Her hikaye başkası için bir vesile belki de bir ilham kaynağı. Birilerine gerçekten olmak istediği kendi olma yolunda bir vesile olabilme fikri beni çok heyecanlandırıyor. Bu yüzdendir, sosyal medya hesaplarımda ilham, bilgi ve ipucu dolu içerikler oluşturmaya çalışıyorum.

S:Seyahatlerde (veya sonrasında) ne tür aydınlanmalar yaşadın? Hayata dair neleri “farkettin”?

C:Benim için bir kaç tane örnek: dünyamız üzerinde iyi insanların sayıca çok olması, bir şeye bakmanının milyon farklı açısı olması, bazen hayatta tek yapılacak şeyin o uçak biletini alıp gerisini evrene bırakmak olması vb..

Maraton misali koşturduğum(uz) üniversite, iş hayatı, sosyal hayat döngüsünde kendime kattığım en güzel birikimler, en özgür ve güçlü hissettiğim anlar, ve en unutulmaz hikayelerin yaptığım seyahatlerde olduğunu gördüm. Çocukluk, yaşlılık gibi enerjinin yetmediği dönemler çıkarılırsa, güçlü ve enerjik yaşam aralığı maalesef ki çok daha kısa. 20’li 30’lu yaşlarımızı olabildiğince verimli, anlamlı, değerli, unutulmaz kılmamız gerektiğini düşünüyorum. Seyahat etmek beni bu konuda ciddi aydınlattı!

“Dünyayı anlamak yetmez, onu değiştirmek de gerekir.” demiş Karl Max. Her seyahatimde dünyayı, dünyadaki zaman, mekan, insan, yaşam, kültür farklılıklarını biraz daha anlamlandırdığımı, ve bunun ufkumu, hayata karşı bakış açımı değiştirdiğini görüyorum. Kendi dünyam değişiyor, hissediyorum. Dünyamı değiştiren şeyler, herhangi bir kişinin hayatında ufak da olsa bir farkındalık ve değişim yaratabiliyorsa bu beni inanılmaz iyi hissettiriyor. Deneyimlerimi paylaştıkça bunu hissettim!

Modern hayatın çok uzak olduğu, tek göz baraka evde 7 kişilik bir ailenin barındığı kırsal ve yoksul hayatlar gördüm. Tüm olumsuzluklara rağmen gülüyorlar, mutlular, sofralarını/ekmeklerini paylaşıyorlardı. Bizi mutsuz yapan temel faktörlerin neler olduğunu daha iyi idrak ettim. Modern hayatın dolaylı olarak bize dayattığı tüketim çılgınlığı, hep daha fazlasını daha yenisini isteme, kıyaslama, özenme, popüler kültür, hırs gibi kavramların maalesef ki bizi mutsuz ettiğini düşünüyorum. Hayatımı daha minimal ve daha kendim gibi yaşamaya başladım. Seyahat etmek beni bu konuda çok değiştirdi!

Birbirini daha iyi anlamak, mütevazi olmak, hoş görmek ve paylaşmak gibi dünyayı iyileştirecek eylemler için en büyük aracın, seyahat etmek olduğunu fark ettim.

View this post on Instagram

A house in that kampung has at least three different colors painted on its walls and roof in Kampung Warna Warni Jodipan. 🍭 _______________________________________________________ Biz sonunda renkli Jodipan köyüne kavuştuk! 🍭 Bir köy düşünün ve her bir evin duvarları ve çatısı üzerinde en az üç farklı renk var! Jodipan köyü, aslında nehir kıyısında bakımsız ve pis bir gecekondu bölgesiydi. Hatta Endonezya'daki en yıkık 11 köyden biriydi. Daha sonra, Muhammadiyah Malang üniversitesi Halkla İlişkiler bölümü öğrencileri insiyatif alarak, bir boya firmasının da desteğiyle köyü daha bakımlı, temiz ve turizme de açık hâle getirmek için rengarenk boyadılar. 🖖🏻 Bu yenilikçi düşüncenin ardında da, Brezilya'nın Rio De Janeiro kentinde benzer renkli bir köyden esinlenilmiş. Jodipan köyü öyle canlı, öyle renkli, öyle fotojenik ki biz gezmeye de fotoğraflamaya da doyamadık. 📷 Önümüzdeki günlerde size burayı bol bol anlatacağız🍭 …….. ….. Şimdi gün doğumu için eşsiz anlardan birine tanık olmak üzere dünyanın en aktif volkanik dağlarından biri olan Bromo’ya doğru yola çıkıyoruz. 🙋🏼‍♀️ Bir sonraki gece de uyumaksızın, dünyanın en sıcak, en büyük ve en tehlikeli asidik krater gölüne ev sahipliği yapan aktif Ljen volkanik dağında gün doğumuna şahit olacağız. Umarız sülfürik gazların yanmasından çıkan elektrik mavisi alevleri (blue flame/fire) görebiliriz. Bize bu zorlu dağ yürüyüşleri için şans dileyin 💙 #cheerstonextbali

A post shared by Yekta Göktaş • Travel Stories (@cheerstonext) on

S:Zamanının ne kadarını seyahate ayırıyorsun? En önemlisi “seyahate çıkma zamanı” hissi ne sıklıkla geliyor?

C:Beyaz yakalı hayatımda ayda en az iki hafta sonumu seyahate ayırıyordum. Rotam çoğunlukla Türkiye içi ve Avrupa şehirleri idi. Bir sonraki yılın resmi ve dini tatillerinin analizini yapıp uzun bir tatil aralığı yakaladığım zamanlarda da Asya ülkelerine seyahat ediyordum. İş hayatında kısıtlı zaman varken, bu his iki haftada bir geliyordu. 2018 Mart ayından beri tam zamanlı seyahat ediyorum. Son 5 aydır, Güneydoğu Asya ülkelerini keşfediyorum. Hayatımda ilk defa bu kadar uzunca bir süredir yollardayım ve anladım ki ben ev ortamını, kurulu düzeni özlemişim, ve uzun süreli seyahat hem fiziksel hem de zihinsel olarak biraz yoruyor. Uzun süreli, evi barkı bırakarak yapılan seyahatler yerine, kurulu düzende daha iyi planlama ve hazırlık süreci içinde yapılan seyahatlerin daha kaliteli ve verimli olduğunu fark ettim. Mesela önümüzdeki birkaç ay içimde seyahate çıkma hissi pek yok 😀

S:Seyahate dair ritüllerin var mıdır? Biraz anlatabilir misin?

C:Seyahat öncesinde, gideceğim yer ile ilgili yabancı kaynaklar başta olmak üzere hummalı bir araştırma yaparım ve bi kontrol listesi hazırlarım. (yanıma almam gerekenler, gerekli başvurular/evraklar vs.) Telefonuma gideceğim bögenin offline kullanacağım haritasını indiririm ve araştırmalarım sonucu gideceğim yerleri tek tek pinlerim. Ünlü bir müze, etkinlik vs. gibi gitmek istediğim yerler için, bilet kuyruğunda vakit kaybetmemek adına biletimi online olarak alabiliyorsam önceden alırım.

Çekeceğim fotoğraflar için Pinterest, Flickr ve Instagram gibi sosyal medya kanallarında örnek fotoğraflara bakarak ön hazırlık yaparım. Pocket’a offline okuyabileceğim makaleler atarım. Yerel halk ile daha iyi iletişim kurabilmek ve daha sevimli olabilmek adına temel lokal birkaç kelime öğrenirim. Kabataslak bir bütçe planlaması yapar, yanıma ona yaklaşık nakit para alırım. Nereye gidecek olursam olayım, bagajımda mutlaka çubuk kraker ve çikolata stoklarım, kas gevşetici ve ağrı kesici de hep benimle! 🙂

Seyahat sırasında, harcama kalemlerimi not alırım. Gün boyu yaptığım her şeyi anlattığım ses kayıtları hazırlarım, not alması çoğu zaman zor oluyor.  Turistik aktivitelerden ve kalabalıktan mümkün olduğunca uzak durmaya çalışırım, çoğu zaman gün doğumu ile birlikte güne başlarım. Mecbur kalmadıkça toplu taşıma kullanmadan şehri yürüyerek keşfetmeye çalışırım. Özellikle bu Asya ülkelerinde çok yaygın, fiyat listesinin olmadığı her yerde gerek toplu taşıma, gerek restaurant vs. fiyatı önce yerel birine sorarak teyit ederim. Çoğu zaman ayaklı dolar olarak görülen biz turistlere, normalin 2-3 katı fazla fiyat söyleniyor. 🙂 Gezeceğim noktalarla ilgili aldığım notları ve Pocket’a attığım makaleleri gün içinde kahve, çay molasında gözden geçiririm. Şehrin en iyi kahvecisine kesin giderim. Gün sonu çektiğim tüm fotoğrafları harici belleğe atarak, kolay ulaşılabilir şekilde arşivlerim. Lokal lezzetleri özellikle lokal insanların gittiği yerlerde deneyimlemeye çalışırım.

Seyahat sonrasında, beyaz yakalı hayatımda kısıtlı bir zamanda hızlandırılmış bir hafta sonu kaçamağı ise ve kendimi direkt çalışma masamda bulmuşsam üzerimdeki yorgunluğu atmak birkaç günümü alıyor. Bu nedenle, birkaç günümü üzerimdeki sersemliği atmak adına dinlenmeye  ayırırım. Uzun bir seyahat ise, Türk yemeklerine aşırı düşkün olduğum için ilk iş kahvaltı öncelikli olmak üzere güzel bir yemek yerim! 🙂 Planladığım bütçe ile, gerçekleşen bütçe kıyaslamasını yapar, eğer eksiye düşmüşsem bir sonraki seyahate kadar rutin harcamalarımı azaltmaya çalışırım. Seyahat boyunca aldığım ses kayıtlarını düzenler, yazıya dökerim. Bu ilerde yazacağım blog yazısının ana hatlarını çıkarmamda epey yardımcı oluyor. Fotoğraf arşivini gözden geçirir, gereksiz fotoğrafları ayıklarım. Daha sonra kendimi rutin olarak uygun bilet kovalamacasında, bir sonraki seyahati planlarken bulurum.

Favorim, seyahat sırası. Kendimi günlerce planlama ve araştırma yaptığım bir destinasyonu keşfederken bulmak beni çok iyi hissettiriyor. Normalde sabah uykusu benim için çok tatlıyken, daha şehir uyanmamışken erkenden uyanırken hiç söylenmiyorum bile. Gün sonunda sıcağı sıcağına edindiğim tecrübe, birikim ve güzel hikayelerle uykuya dalmak da en güzeli!

View this post on Instagram

An unique and memorable experience, been there! the Southernmost Point of continental Asia 🚏🗺 _______________________________________________________ Seyahatten tam olarak ne bekliyorum? sorusunun benim için en bariz yanıtı: Dönüşüm! Bu bana fotoğraflardan çok daha fazlasını vaadediyor. Ruhumda, karakterimde yarattığı şekillenmeler ve duygularıma hitap ediyor olması benim için çok değerli ve daha hatırlamaya değer oluyor. Peki bu dönüşüm nasıl oluyor? Özellikle zor, sıradanlığa inat ilginç bir şeyi tecrübe ettiğimde. Mesela, coğrafya’yı seyahat ile sevdim ben. Dünya yuvarlaktı, o avuçla kavrayabildiğimiz kürelerden daha büyüktü evet, ama dünya algım çok kısıtlıydı. Daha sonra, ders kitaplarında gördüğüm ama yerini bile bilmediğim kara parçalarına ayak bastıkça, oranın doğal kaynaklarını, bitki örtüsünü, iklimini, canlılarını yakından gördükçe daha da somutlaştı kafamda dünya denen bu olgu! Ve gözümde daha da büyüdü. Lâkin, keşfettikçe ben de büyüdüm, her gün biraz daha büyüyorum. Bir gün Asya anakarasının en güney noktasına ayak basacaksın deseler, yerini bile gösteremez, bir tarafımla gülerdim sanırım 🤪 Singapur’a bağlı Sentosa Adası’nda Palawan Beach’e bir halat köprü ile bağlı olan bu noktada bulunmak ve Ekvator’a ilk defa bu kadar yakın olmak benim için özel bir tecrübe oldu. Sonra da okyanus esintisinin tadını çıkardım.🙋🏽‍♀️🗾 #dunyabirlikteguzel #sentosa #palawanbeach #singapur #southeastasia #seyahat #gezgin #bestjobinturkey #türkiyenineniyiisi

A post shared by Yekta Göktaş • Travel Stories (@cheerstonext) on

S:Asya kıtasını çok bir başka sevdiğini gözlemliyorum. 😊 Bize buradan en çok aklında kalan deneyimlerden ufak bir liste yapabilir misin kaydedip ilham almamız için?

  • C: Tayland Chiang Mai’de bir film yetimhanesinde fillerle gün boyu vakit geçirmek (Elephant Jungle Sanctuary)
  • Tayland Chiang Mai’de katıldığım 5 farklı Thai yemeği yapmayı öğrendiğim yemek kursu (cooking class)
  • Tayland Pai’de ilk kez scooter motosiklet kullanmak (motosiklet öğrenmek için mühiş bir yer)
  • Tayland Koh Phandan adasında katıldığım dolunay partisi (Full moon)
  • Bali’de 1.5 ay geçirmek
  • Bali Munduk Warung Classic’de ve Seminyak Plajı’ndaki, Canggu plajlarındaki gün batımları
  • Bali’de Uluawatu’daki dik yamaçlar, dramatik uçurumlar. (Özellikle: Pucak Karang Boma)
  • Bali Nusa Penida Kellingking Plajı’na doğru zorlu, maceralı iniş
  • Bali’de Sekumpul şelalesinin serin sularında yıkanmak, şelalenin gücünü ve enerjisini iliklerime kadar hissetmek
  • Endonezya’da aktif  Ljen ve Bromo yanardağlarına çıkmak, sülfür komasına girmek
  • Endonezya’da Java Malang’da bulunan renkli Jodipan köyü
  • Kamboçya’da Angkor Wat tapınağında dolu dolu 2 gün geçirmek
  • Kamboçya’da Tonle Sap Gölü üzerinde yüzen köylerde yaşayan insanların hayatlarına şahit olmak
  • Kamboçya Siem Reap’te Phare-The Cambodian Circus gösterisi
  • Kamboçya Phnom Penh’te Ölüm Tarlaları ve S-21
  • Filipinler’de Manila-Coron arası yaptığım gece gemi yolculuğu, gün doğumunu okyanus ortasında karşılamak
  • Filipinler  Moalboal’da dev sardalya sürüleri ile birlikte yüzmek
  • Flipinler El Nido’da iki ada arasında zipline yapmak
  • Filipinler’de balina köpekbalıkları ile yüzmek
  • Filipinler’de bilinen en küçük primatlardan biri olan sevimli Filipinler Tarsier’lerini görmek
  • Filipinler’de Kawasan Kanyon Turu!
  • Filipinler  El Nido ada turları içinde gördüğüm palmiye cenneti Pinagbuyutan Adası
  • Vietnam Hanoi’de dar sokaklardan geçen trenler ile burun buruna olmak
  • Vietnam Tam Coc (Ninh Binh)’in doğal güzelliği, Mua Mağarasının sunduğu manzara
  • Vietnam Tam Coc (Ninh Binh)’de yaptığım müthiş Trang An nehir turu
  • Vietnam Hoi An’da yılbaşı kutlamak
  • Vietnam Ho Chi Minh City’de savaşın derin izlerini hissettiren War Remnant Museum (Savaş Kalıntıları Müzesi), Cu Chi Tünelleri. Amerikalı bir kadının müzede Agent Orange etkisinden engelli doğmuş, vesosyal hayata kazandırılan bir Vietnamlı’dan gözü yaşlı bir şekilde özür dilediğine şahit olmak gözümün önünden gitmiyor!
  • Sri Lanka Kandy-Ella mavi tren yolculuğu
  • Sri Lanka Nuwara Eliya’daki çay tarlaları (Damro Tea Plantation)
  • Sayamadığım kilometrelerce motosiklet yolculukları, Asya motosikletle keşfedilince daha güzel!

Kısa Kısa

  • en iyi seyahat arkadaşın kimdir: en iyi yol arkadaşım, aynı zamanda hayat arkadaşım Çetin.
  • yeni bir ülkeye gidince ilk iş ne yaparsın: kısa bir keşif turu ve  yoldan gelmenin getirdiği açlık hissiyle yemeğe koşmak 🙂 özellikle lokal lezzetler.
  • yemeklerini en sevdiğin 3 ülke: Yunanistan, İspanya, İtalya
  • bıkmadan defalarca gidebileceğin 3 ülke: İspanya, İtalya, Filipinler
  • ruh ikizin şehir/ülke: Barcelona,İspanya ve Filipinler

Bi’ Takım Faydalı Linkler

Röportajı okurken, aralara serpiştirdiğim linklere dayanamayıp girmeyenler, sabır gösterenler için tüm gerekli linkleri nazikçe aşağıya bırakayım. =)

Facebook Paylaş
Twitter Paylaş
Google+ Paylaş
LinkedIn Paylaş
Pinterest Paylaş
StumbleUpon Paylaş
+

1 Comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bumerang - Yazarkafe