İlham Veren Kadınlar Serisi – Çok Okuyan Çok Gezen İle Tanışın!

0
shares
Facebook Paylaş
Twitter Paylaş
Google+ Paylaş
LinkedIn Paylaş
Pinterest Paylaş
StumbleUpon Paylaş
+
Bu Nedir?

İlham veren kadınlar serisinin 22. haftasından herkese selamlar & sevgiler. Her hafta bolca ilham veren, farklı hayatlar mümkün dedirten gezgin kadınlar ile röportajlara tam gaz devam. Bu haftaki ilham perimiz Sevil Mert yani onu sosyal medya ve yazarlık dünyasından bildiğimiz adı ile çok okuyan çok gezen.  Yakın zamanda 19 yıllık kurumsal hayatına nokta koyup tam zamanlı gezgin ve gezi blogger’ı olma yoluna giden cesur ve ilham veren bir kadın. O zaman hemen Sevil’in peşine takılıp başlıyoruz çok gezip çok okuyup çok öğrenmeye…

S:Kendinden ve gezme/keşfetme tarzından biraz bahsedebilir misin? Çok okuyan & çok gezen olmak nasıldır? Biraz anlatabilir misin?

C:Kendimi bildim bileli hayatımı seyahat üzerinden kurgulayan, her boş anını seyahat ederek veya seyahat planlayarak geçiren bir insanım. Son 1,5 aydır da hayatımı da seyahat ederek kazanmak için kurumsal hayatıma son verdim, seyahat yazarlığı yapıyorum. Kısa süreli seyahatlerimi yakın yerler ve şehir/kültür gezilerine yaparken uzun süreli seyahatlerimi doğa ile iç içe olabileceğim daha macera içerikli gezilere ayırmayı tercih ediyorum. Güney Afrika’da Bungee Jumping’den Bolivya’da Ölüm Yolu’nda bisiklet sürmeye, Endonezya’da yanardağı yürüyüşlerine çıkmak gibi…

Gideceğim yerle ilgili yazılmış kitaplar, romanlar, orada çekilmiş filmler de zamanla daha çok ilgimi çekmeye başladı. Gitmeden önce araştırıyor, okuyor, gittiğimde okuyarak elde edemeceğim şeyleri deneyimliyor, döndüğümde ise deneyimlerimi Çok Okuyan Çok Gezen adlı blogumda paylaşıyorum. Blogum Türkiye’nin en eski seyahat bloglarından biri, 10 senedir gittiğim yerleri, gezi tüyolarımı, hikayelerimi blogumda paylaşıyorum.

Seyahatlerim öncesinde gideceğim yerle ilgili okumayı, araştırmayı, notlar almayı hep sevdim. Merak ve öğrenme arzum her zaman beni yeni keşiflere itti hayatım boyunca. Dünyaya baktığım pencere tam da şöyle; Öğrenmenin sonu yok, yeni yerler görmek, yeni insanlar tanımak, yeni bilgilere ulaşmak, araştırmak, kendini geliştirmek hiç bitmeyecek bir yolculuk, ben de bu yolculukta bir garip seyyah…

S:Seyahat senin için ne zaman başlar?  Bir de en sevdiğin seyahat rutinlerin rutinlerin nelerdir?

C:Benim her yolculuğum bir hayalle başlar. Bir fotoğraf, bir belgesel, bir gezi yazısı… O gördüğüm, okuduğum yeri görme ateşi içime düştükten sonra artık oraya gitmek için planlar, araştırmalar başlamış olur. Bazen sadece birkaç gün bazen ise yıllarca o hayalin peşinde dolanır dururum, ama sonunda hep hayalim gerçek olur.

Yola çıkmadan önce çanta hazırlamak, her seyahatimde o çantayı daha hafif hale getirme uğraşları, son dakika “ah yine unuttum” diyecek bir şeyler bulmak sanırım en keyif aldığım seyahat hazırlık ritüelim. Bütün götürmek istediklerimi bir koltuk veya yatağa yayıp, sonra içlerinden teker teker eleme yapmak, kalanları çantaya sığdırmak… Fikir vermesi için aşağıdaki video’yu izlemenizi öneririm.

S:Seyahatlerinde hiç beklentinin ötesinde iyi ve harika durumlarla karşılaştın mı? Nelerdi? Bir de sende en çok iz bırakan seyahatini biraz anlatsan..

C:Bende en çok iz bırakan seyahatim şüphesiz Moğolistan seyahatim oldu. Üç Moğol arkadaşımla birlikte yaptığım iki haftalık bir seyahatti ve Moğolistan beni en çok etkileyen ülkeler arasına liste başı olarak girdi. Dünyanın en bakir ülkesi, metrekareye düşen insan sayısı en az olan ülke, bunun yanında Şaman gelenekleri nedeniyle doğa ile muhteşem bir ilişkileri var, göller ve akarsular o kadar temiz ki elinizi daldırıp suyundan içebiliyorsunuz, sonsuz bozkırlarda özgürce dolaşan hayvanlarla gördüğüm en pastoral manzaralar da Moğolistan’da idi. Bunun yanında çok az yere asfalt yollardan ulaşabiliyorsunuz, doğru düzgün yol veya ulaşım yok, halkın yarısı hala göçebe (konar-göçer) olarak yaşıyor… Gün batımları ve gün doğumları hayatımda gördüğüm en güzelleriydi sanırım.

Ben genel olarak beklentilerimi çok yüksek tutmam, bu nedenle gördüğüm güzellikler, başıma gelen her şey benim için hep çok etkileyicidir. Bu yüzden dağa taşa, bir tapınağa, bir kebaba aşık olabilirim.

S:Dünyada “yaşanır ki burada” dediğin şehirler/ülkeler hangileridir? Neden?

C:Güney Afrika’nın güneyi, Cape Town’dan başlayan Garden Route rotasında bir yerde rahatlıkla yaşayabilirim. Hatta Stormsriver Köyü’nden annemi arayıp ben buraya yerleşeceğim, dönmüyorum demişliğim var 🙂 Doğası, insanların rahatlığı, yerleşim yerlerinin güzelliği, yemeklerin güzel olması gibi bir sürü etken orada yaşamak istememe sebep sanırım.

Bir de Şili var, burada yaşanır dediğim. Onun da nedeni kültürü bize çok benzetmiş olmam ve yine muhteşem bir doğasının olması. İkisinin ortak noktası da iyi yemek ve iyi şarap olabilir bu arada 🙂

S:Birileri sana sınırsız bütçe, uçak bileti ve bir sene vermiş olsun. Bu zamanda hangi ülkelere gider ve neleri deneyimlersin?

C:Meksika’dan başlarım aşağıya doğru Küba, Venezuela, Kolombiya, Ekvator, Peru, Bolivya, Şili, Arjantin, Brezilya rotasını dolaşırdım. Zaten hakkıyla dolaşınca bir yıl ancak yeter. Baktım biraz vaktim kalmış, Kanada’ya geçerdim.

Yukarıdaki rotada;

  • Meksika’da Cenote dalışları yapmak,
  • Venezuela’daki Angel Şelalesi “Up” animasyon filmini izlediğimden beri görmek istediğim bir yer, mutlaka orayı görmek,
  • Ekvator’dan Galapagos Adaları’na gitmek
  • Peru’da kutsal vadide trekking yapmak,
  • Bolivya’da Uyuni’ye tekrar gitmek
  • Şili’de Atacama Çölü,
  • Patagonya’da dağ yürüyüşleri,
  • Güney Kutbu’na bir gemi yolculuğu
  • Brezilya’da Iguazu şelalesi,
  • Yine Brezilya’da Amazonlar

gibi bitmeyen ve uzayıp giden bir liste çıkarırım 🙂

Kısa Kısa:

  • en iyi seyahat arkadaşın kimdir:  en iyi seyahat arkadaşım eşim ama en keyif aldığım seyahatlerim yalnız çıktıklarım, kimse alınmasın gücenmesin 🙂
  • yeni bir ülkeye gidince ilk iş ne yaparsın: haritam yoksa önce bir harita ediniyorum, sonrası tamamen doğaçlama
  • yemeklerini en çok sevdiğin 3 ülke: Vietnam favorim, falafel, humus gibi Arap yemeklerini çok seviyorum, ama nankörlük etmeyeyim hala zirvede Türk yemekleri var.
  • bıkmadan defalarca gidebileceğin 3 ülke: Moğolistan, Güney Afrika, Norveç
  • ruh ikizin şehir/ülke: Moğolistan

Bir Takım Faydalı Linkler

Röportajı okurken, aralara serpiştirdiğim linklere dayanamayıp girmeyenler, sabır gösterenler için tüm gerekli linkleri nazikçe aşağıya bırakayım. =)

Bugün de rahat durmadık! 👫 Gece 01:30'da Catimor'dan Ijen Krater'ine tırmanmak için yola çıktık. 🌋🗻 2 saatlik 3km epey dik bir tırmanıştan sonra arkamda gördüğünüz sülfür çıkan noktaları gece karanlığında mavi ışıklar saçarken izledik. 🌌 Dünyanın ne kadar inanılmaz bir yer olduğuna tekrar şahit olduk. Güneşin doğuşunu da izleyip 3km'yi geri döndük. Bitti mi bitmedi 🙂 Java adasından Bali adasına geçtik önce feribot sonra da araçla Ubud'a ulaştık. Biraz dinleneceğiz 😉 🏝 . . #ijen #ijencreater #balayı #honeymoon #endonezya #indonesia #visitindonesia #traveladdicted #çokgezen #seyahattutkunu #seyyah #gezgin #seyahat #gezi #travel #traveller #travelblogger #travelling #trip #tourism #travelgram #discover #backpacker #discoverworld #instatravel #outdoors #ontheroad

A post shared by Çok Okuyan Çok Gezen🎈 (@cokokuyancokgezen) on

Facebook Paylaş
Twitter Paylaş
Google+ Paylaş
LinkedIn Paylaş
Pinterest Paylaş
StumbleUpon Paylaş
+

3 Comments

  1. Ağustos 4, 2018 / 4:09 pm

    Röportaj için çok teşekkürler Zeynep, sevgiler

    • zeynepcansoylu
      Yazar
      Ağustos 5, 2018 / 8:24 am

      İlham ve cesaret verdiğiniz için sana çoook teşekkürler asıl :))
      sevgiler,

  2. Ağustos 14, 2018 / 11:02 am

    Severek takip ediyoruz. Umarız insanın yüzünü güldüren gülüşü hiç eksik olmaz 😉

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir