Paris’e ilk gitmeden, yıllar yıllar önce “Je T’aime Paris” filmini izlemiştim. Filmdeki kadın karakterlerden biri Paris Le Pere Lachaise Mezarlığı ‘na (“lö per laşez” diye okunuyor) nişanlısını sürükleyip kırmızı rujunu sürüp Oscar Wilde’ın mezarını öpmüştü.…

POSTU GÖR

Bu sene ikinci defa, son 3 yılda da dördüncü defa olmak üzere Amsterdam’a gideceğim Mayıs ayında. Normalde sürekli aynı yere tatile gitmeyi hiç sevmem ama Amsterdam sanki çocukluğumun geçtiği İzmir, sanki bir dönem iş için…

POSTU GÖR

Geçen hafta Perşembe ve Cuma’yı izin alıp üç yıl sonra ikinci defa Paris’e gitmek için yollara döküldüm. Ancak bu sefer tek amacım “sadece canımın istedikleri” listesi yapıp onu uygulamaktı. Ne Şanzelize Caddesi’ne ayak bastım, ne de…

POSTU GÖR

Harika kahve ve sağlıklı atıştırmalık seçenekleri sunan üçüncü dalga coffee shop’lar hızla açılıyor ve biz hepsine bayılıyoruz. Ama bazen, daha geleneksel takılmak istediğimiz de olmuyor değil. Bol köpüklü bir Türk kahvesi eşliğinde nargile de hiç…

POSTU GÖR

Amsterdam‘a ilk gittiğimde bundan 3 yıl önceydi; deri mont ve kalın çoraplar giymek durumunda kaldığım buz gibi bir Temmuz günüydü. Red Light Bölgesi’ndeki otelime yerleştikten sonra koşar adım soluğu müzeler bölgesi “Museumplein” de almıştım. I…

POSTU GÖR
Bumerang - Yazarkafe