100 Maddelik Amsterdam Yeme İçme Destanı

3
shares
Facebook Paylaş
Twitter Paylaş
Google+ Paylaş
LinkedIn Paylaş
Pinterest Paylaş
StumbleUpon Paylaş
+
Bu Nedir?

Dünyayı gezmenin en güzel yanlarından biri de gezerken bir yandan da dünyaları yemek. Yemek yemeyi çok seven, türlü türlü mutfaktan en güzel örnekleri sunan ve dünyanın kuzey kesimlerinde konumlanmış ülkelere bayılıyorum. Amsterdam da bıkmadan her sene gidip yeni şeyler bulabileceğim kuzey şehirlerinden biri.  O yüzden en sık gittiğim, farklı semtlerinde vakit geçirdiğim, bir nefeste yapılacak tonla şey sayabildiğim bir şehir. Hatta gitmeyi o kadar abarttım ki kendimi fahri Amsterdam muhtarı sandığım zamanlar olmuyor değil. Amsterdam’da  havada asılı hissedilen somut bi’ rahatlık, sakinlik, abartmama, süslememe ve kocaman mutluluk hali (“vibes” dedikleri o şey) var.  O zaman bir süredir yazmayı düşündüğüm, son 5-6 yılda 968606. kez giderek deneyimlediğim 100 Maddelik Amsterdam Yeme İçme Destanı yazımı yazıp evrene salmanın vaktidir artık. Yazının sonunda sizi bir de Alp Er Tunga destanından bozma bir Amsterdam yeme içme işleri şiiri bekliyor. (evet yazarken hiç utanmadım) =)

ps: en az Amsterdam yeme içme işleri kadar önemli bir konu da konaklama. Bölge bölge Amsterdam konaklama rehberim için tık tık. Her şey Amsterdam’a gitmeniz ve bol bol eğlenmeniz için!

pps: tüm mekanları foursquare uygulamasında “Amsterdam Yeme İçme Destanı” adı altında liste olarak kaydettim. İsteyenlerle paylaşabilirim, isteyenler yorum bıraksın.

ppps: bu yazıda 57. maddede 5600. kelimede yeme işlerini bitirerek bırakıyorum. bir sonraki yazıda içme ve market alışverişi işleri ile devam edeceğiz. evet bu hafta bitmeden gelecek, kızmayın.

Mutlulukla İlgisi Olan Kahvaltı İşleri

1)C.T. – Coffee & Coconuts

görsel: coffeeandcoconuts.com

Mekan ismi, dekoru, bitkileri, websitesinden dinleyebileceğiniz canlı yapan radyo kanalı, müşterileri ve coconutlu pancake’leri ile hipster’lığın doruklarından bildiriyor. Özellikle brunch, kahve içmek veya sağlıklı seçenekler (merak etmeyin sağlıksızlar da var!) için ideal. Kahvaltıdan sonra uzun uzun oturup kahve içmek ve kablosuz interenetini sömürmek isteyeceksiniz.  Neden koşa koşa ilk sıraya koydun dersiniz.. foursquare uygulamasında aldığı 9 küsür puan, güne başlarken içinizi açacak ha-ri-ka dekoru, avodakolu yumurtaları ve leziz kahveleri derim.

Adres: Ceintuurban 282-284

2)Mook Pancakes

Kahvaltı konusunda gönlümün efendisi bu mekandır, objektif olamayabilirim. Çünkü konu pancake ise Amerikan tarzı kalın ama puf puf ve kat kat olmalıdır. Üstüne maple (akça ağaç) şurubu basılmalıdır ve türlü meyve eşliğinde yenmelidir. Kafamdaki ideal hafta sonu kahvaltısı budur. Mooks’ta da tam bu şekil kalın ama puf pancake yapıyorlar. Çikolatalı, şuruplu, hatta avokado-somonlu ve tuzlu çeşitleri var. Menüdeki her şey o kadar çekici ki sipariş verirken aklınız hep başka şeylerde kalıyor. Aynı seyahat içinde yeniden gelme garantili. =) Bir de bonus olarak matkapla deldikleri taze hindistancevizinin suyunu içebilirsiniz. Yerellerin önerisi ise akşamdan kalma kürü olarak mancake: tuzlu kat kat krepler erimiş çedar peyniri, bacon ve iyi pişmiş soğan ile dekore edilmiş.  Mekanın iki adet şubesi var, adresleri aşağıya nazikçe bıraktım.

Adres 1: De Clercqstraat 34 1052 NG (şehrin batısında)

Adres 2: Jodenbreestraat 144 1011 (şehrin merkezinde)

3)Omelegg

Kahvaltı eşittir yumurta diyenler burda mı? O zaman sizi omelegg’e alalım. Burası yumurta ile yapılabilecek herşey konusunda uzmanlaşmış ve içinde hayal edebileceğiniz her tür malzeme içeren devasa omletler yapıyor. O nedenle direkt düz peynirli, sebzeli veya baconlı omletler hayal etmeyin. Kocaman bir porsiyon chili con carne, bir adet avodako, 200 grama yakın türlü şarküteri ürünü barındırabiliyor buranın semirmiş omletleri. Sabah kahvaltısı niyetine yediğinizde öğlen de acıktırmayacak cinsten. Haftasonu sabah saatlerinde hep sıra oluyor. Denk gelirseniz hafta içi gidin; mekanın tadını çıkarın ve omletinizin üstüne harika filtre kahvesinden için mutlaka. Dileyenler için kafeinsiz kahvesi de olan nadir mekanlardan biri kendisi.

Adres 1: Ferdinand Bolstraat 143, 1072 LH Amsterdam (De Pijp mahallesindeki)

Adres 2: Nieuwebrugsteeg 24, 1012 AH Amsterdam (şehir merkezindeki)

4)Dignita Restaurant

Her gün, tüm gün boyunca keyifle brunch yapma mekanı burasıdır. Ekşi maya ekmekler ve avokadolar üzerinde poşe yumurtalar, meyveli pancakeler, kendi üretimleri olan lavanta kreması, kristal bardaklarda latteler.. tam hayal edip de estetik standardları tutturamadığım kahvaltıların seri üretim merkezi gibi bir yer. Bir de Voldelpark’a yakın ve güzel havalarda dışarı oturmalık masaları var. Günün istediğiniz saatinde gidin, kahvaltınızı söyleyin ve instagramlık tabağınızın gelmesini bekleyin. Bu arada mekanın mottosu ve aynı zamanda wifi şifresi “eatwelldogood“. Kalp kalp kalp.

Adres: Koninginneweg 218HS 1075 EL

5) Bakers & Roasters

Aynı tabakta yumurtalar, somonlar/baconlar, avokadolar ve pancake’leri karıştırmayı sevenler burda mı? Peki bol yumurtalı kahvaltım bitince, mekanda açık sergilenen kekleri – tatlıları uzun uzun inceleyip kahvemin yanına bir dilim keseyim diyenler burda mı? Kahvaltı ciddi bir spordur, maratona benzer. O yüzden çekin yoga taytlarını Bakers & Roasters’a gidiyoruz. Özellike  yeni zelandalı manasına gelen “kiwi breakfast” tabağı şiddetle öneriliyor.

Adres: Kadijksplein 16 1018 AC  (Nemo Bilim Müzesi yakınlarında)

6) The Avocado Show

Sadece avokado ile yapılan yemekler servis eden bu mekana açıldığı gibi koşa koşa gidip detaylıca (tık tık) yazmıştım. Burada yumurta ile başlayan kahvaltılardan, avokado burgere (yukarıda sağdaki foto), avokadolu hurmalı tatlılara kadar her şey var. Kahvaltı mekanları listeme ekledim çünkü avokado kahvaltıda daha bir güzel bence. Aşırı avokado sever biri olarak bu mekanda denediklerimi çok sevdim. Bir de menüde yazmıyor ancak kahveden, kokteyle her türlü içeceğin hazırlandığı bir bar var. De Pijp haklı çılgınca bloddy mary içmekteydi biz ordayken. 🙂Tam Pazar brunch yapmalık ortamlar. =)

Adres: Daniel Stalpersraat no:61 1072 XB / De Pijp

7)Pluk Amsterdam

Son Amsterdam seferimin açık ara gözdesi Pluk oldu. Zaten gitmeden bir süre önce sosyal medyadan günlük bazda stalk’lıyordum bu mekanı. Kahvaltı – brunch – kahve yanı tatlı odaklı minnoş bu minnoş bir konsept alan. Hem bir şeyler yiyebilir, hem de dekoratif objeler satın alabilirsiniz. Yemekler çoğunlukla sağlıklı, açai’li, matcha’lı, plant-based ve raw olsa da bazı yaramazlıklar da yok değil. Mekanın en ünlü olayı yukarıdaki fotoda gördüğünüz “unicorn bowl“. Kendisi çilekli, muzlu ve granolalı harika bir tabak. Bir de çok lezzetli.

Adres: Reestraat 19, 1016 DM / Jordaan

8)Scandinavian Embassy

İsmi ile gönüllerde taht kuran mekanın kahvaltıları için “Amsterdam’ın en iyi poşe yumurtaları” yok efendim “hayatımda içtiğim en güzel filtre kahve” türevinde övgüler döşenen azılı hayranları var. Dekorundan, flat white kahvenin üzerindeki köpüğüne kadar “ben İskandinavım” diye bağıran bu mekan Amsterdam’dan çıkmadan bir Kopenhag’a, Stockholm’e uzanmak için birebir. Kahveler gerçekten güzel. Ama en bomba haberimi sona sakladım: kanelbullar yani tarçınlı İskandinav çöreği var. Haydi fika‘lamayan kalmasın! =)

Adres: Sarphatipark 34 / Oude Pijp

9)Vinnies

Vinnies benim Amsterdam’a ilk gidişimden beri ritüel gibi her seferinde ziyaret ettiğim ufak ve minnoş bir cafe. Kahvaltıları, sağlıklı atıştırmalıkları ve kahvesi var. Ufacık, kutu gibi ve iki katlı. İkinci kata çıkarken duvardaki beyaz fayansların üzerine kontrast siyah renkle çizilmiş kocaman enginarı görmek içimi açıyor. Bu mekana 2013 yılından beri her sene geldim. (bkz: “dadanmak”) Kanıt olarak yukarıdaki instagram postumun eskiliğini görebilirsiniz. Bir yer hep mi iyi olur? Hiç mi kendini bozmaz? Bozmadı valla. =) Hem sağlıklı, hem yaramazlı kahvaltı çeşitleri, fırından yeni çıkan hamur işleri ve harika kahveleri var. Şiddetli tavsiyem alkolü fazla kaçırdığınız gecelerin sabahlarında İngiliz kahvaltısı tabağı ve yanında cortado. Bir de bal kabağı severler için yukarıdaki fotodaki bal kabaklı omlet. Ohh mis.

Adres: Haarlemmerstraat 46

10)Gebroeders Niemeijer

Adı okunamayasıca bu yer aslında bir fırın/pastane. Kahvaltı başlığına mı alsam yoksa tatlılara mı diye çok düşündüm. Ancak Amsterdam’ın en iyi kruvasanını çıkarıyorlar. Tabii ki de kahvaltıda olmalı diye son kararımı verdim. Bu en iyi kruvasan sıfatını ben vermedim. Şöyle ufak bir google araştırması sonucu herkesin (evet Fransızların bile) buranın kruvasanını öve öve bitiremediğine tanık olabilirsiniz. Kruvasan dışında harika Fransız tatlıları da var. To go almalık kahvaltılar için ideal bir mekan.

Adres: Nieuwendijk 35 Centrum

Kırmızı Ete Girmeyi Sevenlere

Kahvaltı üstüne sert bir geçiş oldu ama… kuzeye gelmişken o kırmızı ete girilir.

11)Cafe de Klos

Blogu ilk açtığımda Amsterdam Lezzet Durakları diye bir yazı yazıp top 10 noktamı listelemiştim. Klos benim için en birinci nokta. Koskoca Amsterdam’da tek bir öğünüm var ne yemeliyim diyen biri olursa cevabım: Klos. Çünkü kırmızı eti çok çok ama çok iyi yapıyorlar. Benim favorim 600 gramlık lamb shoulder ve yanında fırında patates. (aşağıdaki foto) Mekanın en ünlü ve en sevilem yemekleri ise domuz kaburga çeşitleri. Normal, barbekü soslu ve tütsülenmiş çeşitleri var.

Burası çok seviliyor, çok kalabalık oluyor ve rezervasyon almıyor. O nedenle yemek yemek istediğiniz saatten biraz erken gidip adınızı yazdırın. Karşı binadaki barda biralarınızı yudumlayarak beklersiniz.

Adres: Kerkstraat 41-43, 1017 GB

12)The Butcher

The Butcher’ın çok ilginç bir hikayesi var. Hem kırmızı et uzmanı, şehrin en iyi hamburgerlerini ben yapıyorum diyor (bence ikinci en iyi.. ama o konuya bilare geleceğim) hem gece kulüpleri var , hem de şifre ile girilen gizli bir barı var. Kulağa tuhaf geliyor ama türlü türlü işlere girmiş durumdalar. Biz et işine odaklanırsak: hamburgerleri ve hotdogları gerçekten çoook iyi. Hamburgerlerinde kaliteyi yükseltmek ve korumak için sadece İskoçya’nın Aberdeen Bölgesinden gelen Angus dana eti kullanıyorlar. Gizli tarifi olan bir sosları ve hamburger ekmeğini de kendileri günlük olarak yapıyorlar. Şehirde bir çok noktada var. Adresleri aşağıya bırakıyorum. Bir de birazdan detaylıca bahsedeceğim Foodhallen‘da da şubeleri var.

Adres 1: De Pijp’deki –  Albert Cuypstraat 129, 1072 CS

Adres 2: Nine Streets’deki Paleisstraat 14, 1012 RB

13)Canibale Royale

Burası son üç yılda hakederekten süper popüler oldu. Burgerleri, dana biftekleri, domuz kaburgaları ve kuzu pirzolaları iddialı. Yan tabak olarak çeşitleri de baya başarılı. Son olarak kendi yapımı bira da iyi. Dekoru itibariyle çok hipster bir kasap denebilir. =) Ete gireceğiniz bir gün gelin. Giriş tabağı olarak Le Canibale Royale burger söyleyip 2-3 kişi bölüşün. Isıma turunu tamamlayınca herkes favori etine girsin. Ben burada da çok sevdiğim kuzu etini yedim, baya başarılıydı. Mekanın en çok sipariş edilen yemeği 600 gramlık dana eti L’Exceptionnel -miş. Bu arada dana etleri kuzudan ve domuzdan biraz daha başarılı.

Adres: Stadsdeel Centrum – Handboogstraat 17-A 1012 XM

14)Lombardos

Amsterdam’da bir “en iyi burger” olma yarışı başlamış, gidiyor. Burger tezin New York’ta vermiş bir amatör burger sever olarak gönül rahatlığıyla diyebilirim ki: hala şehrin en iyisi Lombardos. Herkes bir sakin olsun ve yerini bilsin. İkincisi The Butcher. Üçüncü konusunda ise emin değilim. Peki, nedir Lombardos’u en iyi yapan? Etleri çok çok güzel ve menüde çok az seçenek var böylece 3-4 çeşit hamburgeri insan üstü lezzette yapabiliyorlar. Bir de yapılan hamburgerin cinside göre etin tedariği değişiyor. Mesela: kimçi  burger (Kore usülü acılı lahana turşusu ile). Bu burgerde iyice Asya tadını vermek için Wagu/Kobe bifteği kullanıyorlar ve tadı inanılmaz! Daha ne yapsınlar? Şampiyon belli ise dağılalım..

Adres: Nieuwe Spiegelstraat 50, 1017 DG

15)Castell

Burası tam ocak başı veya Nusret tarzı ateşli show’lar severlerin gönlünde taht kuraca bir mekan. Şömine olur, etlerin piştiği ızgara olur.. hep bir ateş başına veya yakınına oturma durumu var. Ortama alıştıktan sonra başlangıç olarak dinamit karides ve devamında ortaya karışık biftek, antikot, kaburga söyleyin. Kemerleri gevşetin ve uçuşa geçelim dostlar. =)

Adres: Lijnbaansgracht 252-254 1017

Munchies’i Gelene Tatlı İşleri

16)De Vier Pilaren

Vondelpark’ın girişine yakın nehrin hemen kenarındaki bu mekan, sanki kocaman gezici bir sirkin kafeteryasıymış da sirk bir gecede toplanıp gitmiş ve geride kalıvermiş gibi duruyor. İç dekorasyonu da sirkten hallice ama krepler, ah o Fransız tarzı incecik ve açık krepler!

Amsterdam’ın en lezzetli, en çeşitli ve en büyük porsiyonlu kreplerini burada bulabilirsiniz. Ayrıca kim demiş krep sadece kahvaltıda yenebilir diye; akşam yemeği olarak neden yenmesin? Bu mekanda krepler devasa, malzemeler bol ve kendi yeme rekorunuzu kırma denemeleri serbest.

Bir de ufak itiraf: ben Amsterdam’a her gidişimde buraya en az 2-3 kez uğruyorum. İkinci itiraf: ana yemek olarak krep yedikten sonra üzerine ufak Dutch usulü gene bir tür krep olan poffertjes yiyorum….evet, yapıyorum bunu.

Adres: Stadhouderskade 11, 1054 ES

17)Bakhuys

Bakhyus’un fırınından çıkan her şey ama her şeye kefilim. Ekmek olur, kurabiye olur, kiş olur, kruvasan olur.. Ama en çok da çikolatalı sıcacık kurabiyelere! Gün arası atıştırma seanslarında, sabah kahvaltınızı hızlı etmek istediğinizde veya canınız her tatlı çektiğinde uğrayınız. Oturup kahve içerek fırından çıkan yeni şeyleri kesmek çok keyifli.

Adres: Sarphatistraat 61 1018 EX

18)Winkel 43

Burası şehrin en ünlü elmalı payını servis eden yer. O kadar ünlü ve güzel ki “ben elmalı pay sevmem ki” diyenlerin bile bayıldığı bir elmalı payı var. Ben de sevmezdim, dünyadan silinse aklıma gelmezdi. Gittim, denedim. Öyle değilmiş, çoook güzelmiş. Elmalı pay tatlısı dünya üzerinde geleceği son noktaya ulaşmış. Zaten sevenler ihya olacak, benim gibi sevmeyenler de sevecek. Baya iddialılar bu konuda.

Adres: Noordermarkt 43, 1015 NA

19)Van Stapele Koekmakerij

Bu mekanın tek işi kurabiye yapmak. Çok pardon düzeltiyorum dünyanın en güzel kurabiyelerini yapmak. Tek çeşit yapıyorlar, o da çikolatalı. Buranın sıcacık, içi akışkan kurabiyelerini yedikten sonra “çikolatın akışına, koek makerij deyişine ölürüm” diye şakımaya başlayabilirsiniz. Buraya ziyaretinizin ilk günlerinde giderseniz, fena dadanabilirsiniz. Benden uyarması. Benim başıma gelmedi.. bi tanıdığa olmuş….ordan şey ettim.

Adres: Heisteeg 4 (Spui) 1012 WC Amsterdam

20)Melly’s Espresso Cookies Bar

Tam bir 5 çayı/kahvesi ile ufak bir tatlı keyfi yapmalık mekan. İçi marshmellow dışı çikolata kaplı puflar mı dersiniz, ağızda dağılan çeşit çeşit kek/pasta mı dersiniz. Bir de kahveleri de oldukça başarılı. Hatta sırf kahve almaya giden hayranları bile var. Bu mekan yaşadığınız şehirde olsa, yakın arkadaşlarınızla kahve-tatlı-dedikodu üçgenini yaşamaya gideceğiniz yer olurdu. Şimdi hayalinizde canlandı, değil mi? =)

Adres: Nieuwezijds Voorburgwal 137, 1012 RJ

21)Sumsum 

Burası helvacı, evet bildiğiniz helvacı. Ancak bildiğimiz helvaları snickers’lı, oreo’lu, rocky road kurabiyeli, yeşil fıstıklı, lokumlu vb gibi efsanevi formlarda yapıyorlar. Susamın ve tahinin en iyisini kullanmakla övünmekteler. Bir de gözünüzün önünde bir yandan helva yaptıkları bir ortam var. Bir keresinde tatlı krizine girip yer fıstıklı ve sneakers’lı almıştık. Bayıldık. =) Biliyorum uçağa atlayıp taa kuzey Avrupa’lara helva yemeye gelmedik ama snickers’lı helva var sonuçta…

Adres: Heiligeweg 7, 1012 XN

22)Metropolitan

Burası tüm tatlıları karıştırıp şeker komasına girmek için ideal. Sizi neler bekliyor? Dondurmalar, krepler, Belçika çikolatalı waffle’lar, macaronlar, creme brulee’ler, cup cake’ler, red velvet’lar, ricotta peyniri dolgulu canoli’ler..bir de çikolata aromalı bira! Yok yok! Bir tek baklava yok yani o derece. Özellikle her şeyden azar azar (little little into the middle) yapacağınız zamanlar için ideal. Ben yeşil fıstıklı canolisi ile uzun yıllar süren bir ilişki içindeyim.

Adres: Warmoesstraat 135A, 1012

23)Sıcak Çikolata İçin – Dampkring

Sıcak çikolata teknik olarak tatlı değil, biliyorum. Ancak Dampkring’de içilen tatlı sayılmalı bana sorarsanız. Ben bazen sırf yapılışını izlemek için masa yerine barda oturmayı tercih ediyorum. Olaylar şöyle gelişiyor: önce cam kupanın içine plastik çubuğu ile top şekilde büyük sütlü çikolata konuyor. Üzerine kaynar süt dökülüyor. Sonra barmaid/barmen çikolatayı döndüre döndüre eritiyor. Bardağın camından o tatlış çikolatanın değdiği yerleri görüyorsunuz. Böyle dalga dalga renk alıyor.. Anlayamazsınız.. Sonra üzerine kreması sıkılıyor. Sonra da çikolata tozu dökülüp, önünüze geliyor. Sahne!

Adres: Handboogstraat 29

ps: tam yanında ünlü etçi Canibale Royale var.. Siz konuyu biliyorsunuz, gerekli aksiyonu alırsınız.

pps: Dampkring aslen bir coffee shop. aman belirteyim de.. sonra beni günaha sürükledin diye kızmayasınız.

Şimdi sizleri peşimden sürüklediğim bu şeker komasından çıkarmak için bir sonraki konuya ilerlemek isterim.

Sokak Yemekleri – talk dirty to me..

Daha önceden Amsterdam Sokak Lezzetleri yazısı yazmıştım. (tık tık) Sağolasınız blog tarihinin en çok paylaşılan yazısı oldu. Bana başta kendim olmak üzere tüm insanlığın hayattaki en büyük önceliğinin yemek ve daha çok yemek olduğunu bir kez daha gösterdi. =)) Dilerseniz süper detaylı o yazıyı okuyun veya aşağıdaki özet versiyonu ile ilerleyin..

24)Manneken Piss –  Patates Kızartması

Adını Brüksel’deki işeyen minik çocuk heykelinden alan bu zincir, merkezin merkezinde Damrak Meydanında. Manneken Piss, dondurulmuş patates kullanmıyor. Patatesleri taze alıp tek tek elle kesiyorlar, anne elinden çıkmış ev patates kızartması gibi kalın kalın oluyor. Bazen Manneken Pis Frites şubeleri önünde çok uzun ve bir türlü bitmeyen sıralar göreceksiniz. Sebebi patatesin bitmesi ve çalışanların patates soyup kızartılmak üzere kesmeleri olacaktır. 🙂 Ama kesinlikle bekleyin ve alın. Sos seçiminde çıldırabilirsiniz. Yereller en çok mayonez, soğan takılıyor.

Adres: Damrak 41, 1012 LK

25)Vishandel Molenaar – Çiğ veya Kızarmış Harring

Yiyebilirim derseniz çiğ (harring), yok ben çiğ balık yiyemem derseniz de kızarmış (kibbeling) ringa balığı Amsterdamın özellikle yerelleri tarafından övüle övüle bitirilemeyen bir sokak lezzeti. Ringa balığı; sardalyagiller türünde, kemikli ve 12-40 cm arası boyu olan irice bir balık. Genelde Atlas Okyanusunun kuzey kısmında bol bulunuyor.🙂 Ringa balığının en güzeli ve en çok övgü alanı için Albert Cuypmarket‘taki Vishandel Molenaar‘dan bekleniyorsunuz.

ps:benim için çiğ yiyin lütfen

Adres: Cepheusstraat 29, 1973 VR , IJmuiden

26)”Kaas” yani Hollanda Peyniri

Dünyanın en fazla süt ve peynir tüketilen ülkesindeyiz. Kişi başı yıllık peynir tüketimi 21 kg! Kalsiyum fazlası yaşayan Dutch dostlarımızın boy ortalaması da 1.80! Neyse efendim konumuz olan efsanevi güzellikleki Hollanda peynirine geri dönelim.

En yerel top 5 peynir çeşidi şöyle; guoda, edam, hoorn, alkmaar ve woerden. Bir de tüm peynirleri inek ve keçi sütü yapımı olarak bulabiliyorsunuz. Ayrıca tütsülenmiş, kırmızı biberli ve hatta wasabili gibi çeşitleri de mevcut. Yani, konu peynir olunca olasılıklar sonuz burada. Gezginleri de düşünüp vakumlu , seyahate uygun çeşitler yapmışlar. Kişisel önerim tütsülenmiş gouda peyniri. Peynir denemek ve satın almak için pek çok nokta var. Özellikle birine adres verip yönlendirmek istemedim.

ps: üzerine Van Gogh resmi basıp bi’ tık pahalıya satıyorlar, kanmayın.. =))

27)The Bulldog Palace – Bitterballen

Bitterballen yani “kızartılmış köfte topları” sokak yemeklerinin en haslarından biri. Genelde bira eşlikçisi olarak barlarda bol bol tüketiliyor. Yapılışı şöyle : dana eti kıymasına tuz, karabiber ve tereyağ eklenir bir güzel yoğrulur. Sonra yoğrulan köfteler yumurta, ekmek kırıntıları ve un üzerinde gezdirilir. En son olarak da kızgın yağda kızartılır.

Ne kadar basit, klasik tarifine uygun ve özenmeden yapılırsa o kadar iyi! Hani bazı yemeklere havalı olmak yakışmaz ya, bitterballen de öyle. Benim favorim Leidseplein’deki Bulldog’da dışarıdaki masalara oturup gelen geçeni izlerken bitterballenlarımı hüpletmek. Bulldog’un hem coffe shop’u hem barı var. Leidseplein’de ikisi de yan yana ve ikisinin de dışarıda masaları var. Gönlünüze göre seçersiniz.

Adres: Leidseplein 15, 1017 PS

28)Tütsülenmiş Hollanda Sosisi – “Rookworst”

Rookworst nadir Hollanda yemeklerinden, bir tür tütsülenmiş domuz sosisi. Kendilerinin de sık sık dile getirip kendileri ile dalga geçtikleri gibi: pek bir mutfakları yok. Rookworst yapımı şöyle: domuz eti odun ateşinde hafiften tütsüleniyor, çeşitli baharatlar ekleniyor ve bu karışım; domuz bağırsağı zarı içerisine doldurulup kurutuluyor. Aynen bizim Kayseri sucuğu mantığı.

Rookworst denemek için mekan önerim Moeders (Flemenkçe’de “anne” anlamına geliyor.) Nadir de olsa Hollanda mutfağı yemekleri sunan mekanlardan. Şehirde 10 tane filan var. sjdhfjk

Moeders Adres: Rozengracht 251, 1016 SX

29)Febo Otomatlarında Fast Food’a Girmece

Amsterdam’da şehrin dört bir yanındaki FEBO büfelerini ve otomatlarını görmemek imkansız. E gördükten sonra da zaten açık duran kapısından şöyle bir girip bakmamak da olmaz. %100 Hollanda fikri olan , yerli Hollanda malı bu otomatlardan paranızı yatırıp fast food türünden yemeğinizi alıyorsunuz. Hamburger, soğan halkası, patates kızartması gibi fast food çeşitlerine ek olarak; kaassouffles (peynir suflesi), frikandel (kıymadan yapılan hot dog) ve en önemlisi kroketten gibi yerel Hollanda fast food çeşitleri var. Benim şiddettli önerim binbir çeşittle gelen kroket.

30)Liquorice – Hollanda Tarzı Meyan Kökü Şekerlemeleri

Öz be öz Hollanda mutfağı ve tuhaflığı ürünü olan “drop” denen meyan kökü şekerlemesini denemek isteyebilirsiniz. Baştan dürüstçe söyleyeyim tadı güzel değil. Ama insan gene de merak ediyor… Siyah, sert ve aynı anda hem tatlı hem de tuzlu olan bir şeker. Tuzlu karamel gibi tadları sevenlerin hoşuna gidebilir. Ancak tuzlu karameldeki gibi şeker tadı da tuz tadı da güçlü değil. Amsterdam’a gitmişken lolipop veya jelibon kıvamında şekerleme olaraktan alıp deneyin. Hatta bazı restoranlar (birazdan anlatacağım Cafe can Kerkwijk mesela) hesapla birlikte bu şekerlemelerden ikram ediyor. Bir de süper gereksiz bilgi: ortalama bir Hollandalı yılda kişi başına 2 kg bu şekerden tüketiyor!

31)Stroopwafels – Karamel Dolgulu Waffle’lar 

Biliyorum bu arkadaşları yemek için taaa Amsterdam’lara gitmeye gerek yok. Bim’de bile satılıyorlar. sdfjdfk. Stroop şurup demek, wafel ise malumunuz. Hollandalı dostlarımız bu karamel şurubu dolgulu waffle’ları dumanı tüten çay veya kahve bardağı üzerine kapatıp bir kaç dakika bekliyor. Sonra içindeki karamel akışkan kıvama gelince kahveye/çaya sokup ıslatarak keyifle yiyorlar. (bkz: sefa pezevenkliği) Hemen hemen her yerde bulabilirsiniz. Zaten pek çok yerde sıcak içecek söyleyince yanında otomatikman beliriyorlar. Siz de onlar gibi ısıtarak ve keyifle yiyin.

32)Poffertjes – Mini Mini Hollanda Krepleri

Yazıyı buraya kadar eksiksiz okuduysanız muhtemelen farketmişsinizdir : Hollandalı dostlarımız krep işini çok seviyor. Tatlı, tuzlu, katlı, irili ve ufaklı olarak türlü türlü kombinasyonlar var. “En yereli nedir bu kreplerin?” derseniz (niye diyesiniz bilemedim ama) cevabım mini mini poffertjes krepler. İster mekanlarda oturup yiyin, isterken yürüken hüpletin. Nutella veya maple şurupla süper oluyor.

Adres 1: Favorim olan de vier pilaren:  Stadhouderskade 11, 1054 ES

Adres 2 : İkinci favorim Metropolitan – Warmoesstraat 135A, 1012

33)Büfelerden Sosisli 

Bir rookworst olmasa da, sokak büfelerinden sosili yemenin keyfi de bir ayrı. Bol turşu, hardal ve ketçapla dilediğiniz tür sosisi seçerek (domuz, dana, glütensiz vb) ekmek arası ufacık minnoş bir ara öğün olarak düşünelim. Şehrin dört bir yanındaki büfelerden sosislinizi alabilirsiniz. Büfeden size direkt ekmek arası sosis verecekler. Kenarda bir yerde hardalı, ketçabı vb arayıp bulun. Benim favori sosili noktam Leidseplein Meydanı girişindeki büfe.

Ortaya Karışık Mekan & Yemek Önerileri

Bu başlık altında türlü ülkeden ve mutfaktan başarılı olduklarını düşündüğüm ve sevdiğim mekanları listeliyorum. Öğle/akşam yemeği için tercih tamamen sizin. Gelin birlikte Almanya mutfağından girelim, Fransa ve İtalya’da uğrayalım, ucundan Portekiz (deniz ürünü ve kabuklular), Karayip’lere uçalım, Meksika’dan bi taco alalım ve “mutfakları yok” denen Hollandalı dostlarımızdan çıkalım. Evet, bu bölümde Asya (Çin, Japon, Tayland vb) mutfaklarından örnekler yok. Asya yemeği sevgim, deneyimim ve uzmanlığım daha büyük olduğu için onu ayrı maddede ele aldım. Direkt ramene, sushiye, noodle’a, teppanyaki’ye girmek isteyenler doğru Asya başlığına…! =)

34)Alman Sevenlere Gelsin – Wurst & Schnitzelhaus

aşırı güzel görsel: thefork.com

Öncelikle belirteyim ki eş durumundan dünyanın neresinde olursak olalım, daha ilk akşamdan mutlaka bi’ Alman restoranında buluyorum kendimi. Adam bretzel yemeden, rauch bier’ini içmeden, et şnitzele girip, alman pastası veya berliner donut ile kapanış yapmadan mutlu olmuyor. Yok hayır kendisi aslen Alman değil. Karakteri Alman. =) O sebebeple Amsterdam’da da yıllar içinde ailemizin favori Alman mutfağı açık ara farkla Wurst & Schnitzelhaus oldu.

Hem sosisleri hem de şnitzelleri başarılı. Bi’ takım kararsız arkadaşlar için yarı – yarı (sosis ve şnitzel) yaptıkları tabakları mevcut. Bir de Oktoberfest birası var. Heyoo!  (hayatında oktoberfest’e gitmemişti. olsundu) Akşam gidecekseniz rezervasyon yaptırmanızı şiddetle öneririm. Prost! 

Adres: Prinsengracht 474, 1017 KG

35)Het Karbeel – Peynirli Fondü Denizlerinde Yüzmece

Kahvaltı konusunda kararsızım. Bazen uyumak daha iyidir. Ama konu peynir ve fondü olunca direkt mutlulukla ilişki kurabiliyorum. Fondünün ana vatanı İsviçre mi, Fransa mı yoksa İtalya mı tartışıla dursun.. Bence fondüyü en iyi yapanlar Hollandalı dostlarımız. Çünkü (gene bence) Avrupa’daki en iyi peynir onlarda. Benim gibi Hollanda peynirlerini (çok pardon “kaas” diyecektim) seviyorsanız burada ihya olacaksınız.

Dışarıdan pek de umut vermeyen, hatta turist tuzağı gibi duran mekan koskoca şehirde favorilerimden. Ayrıca tanıştığım bir kaç yerele de sordum, “iyi biliriz” dediler. Ana yemekleri (tavuk,et) oldukça ortalama ama fondüleri mükemmel ötesi. Ayrıca sağlıklı takılmak kruton ekmek, patates yemek istemiyorsanız; fondünüz için size sebze çeşitleri de getiriyorlar.

Adres: Warmoesstraat 16, 1012 JD

36)İtalyan Severlere – La Perla

Pizzası ve pizza hamuru hakkında şiirler yazılası, şarkılar bestelenesi bir mekan. Hatta koskoca Amsterdam’daki en iyi pizzacı desek abartmış olmayız. Zira foursquare uygulaması böyle diyen insanlarla dolu. Amsterdam’ın en fotojenik, en yürünesi semtlerinden Joordan’da harika bir köşe başında konmuş bu mekana canınız pizza çekince gidin. Önden bruscettanızı ve şarabınızı söyleyin. Odun fırınında pişen pizzaları izleyerek sizinkini bekleyin. Sonrası rönesans tablolarındaki meleklerin elinden çıkma lezzetteki pizzaları hüpletmek.

Adres: Tweede Tuindwarsstraat 14 & 53 1015 RZ (Joordan semtinde)

37)The Seafood Bar

Denizden babam çıksa yerimciler burda mı? Toplanın The Seafood Bar’a gidiyoruz. İlk iş ülkemizde zor bulacağımız ıstakoz çorbası (lobster soup) ile açılışı yapmak. Sonrasında bölüşmelik, bol çeşitli ve devasa tadım tabaklarından (big tasting plates) söylemek. Bir de yanına taze istiridye söyledik mi, tamamız. Sevenler için midye (mussels from Brussels) var. Böylesine güzel mekanın tek sıkıntısı hastanelerin operasyon odaları gibi parıl parıl ve aydınlık olması. Dekoru da mermer üstüne mermer. Ama deniz ürünleri o kadar iyi ki fark edilmiyor bu durum.

Adres 1: Ferdinand Bolstraat 32 1072 LK

Adres 2: Van Baerlestraat 5 1071 AL

38)L’Entrecote et les Dames

Yıllardır gittiğim Amsterdam’da Fransa ve Cenevre’den aşırı sevdiğim antrikotçunun bir benzeri olduğunu son gidişimde öğrendim. Hazine bulmuş, ailesinden büyük bir mirasa konmuş vb hisler içindeyim. Hayır, ne alakası var, abartmıyorum. Siz hiç L’Entrecote’da  az pişmiş mis gibi antrikota, bol tereyağlı sosa ve ince dilim patates kızartmasına girdiniz mi? Hem de kırmızı şarapla? Bu saydıklarımı deneyimlemediyseniz, hemen deneyin. Bana müteşekkir kalacaksınız. Bu harika mekana NET gidin. Diğer seçeneklere bakmadan antrikotunuzu söyleyin. Beni biraz seviyorsanız çok pişirtmeyin. Mutluluktan uçmaya hazırlanın.

ps: bu harika mekan rezervasyon almıyor. kapılarına dayanıp bekleyin.

Adres: Van Baerlestraat 49, 1071 AP (Van Gogh Müzesi’nin arka taraflarında kalıyor)

39)Karayip Yemekleri için – Plato Loco

2016 yılında Küba‘ya gittim ve bendeki Karayip aşkı ve bu bölgenin dünya üzerinde cennet olduğuna dair inanç başladı. Genelde kimseler “ille de Karayip mutfağı olsun” diye çıldırmasa da, ben çok seviyorum ve bu mutfağın hak ettiği ünü ve övgüyü alamadığını düşünüyorum. Bir kere tüm yemekler mango, papaya, ananas gibi tropik meyve dilimleri ile başlıyor. Patates kızartması yerine yeşil muz dilimlerini tuz ve sarmısaklı bir sosla kızartıyorlar. Bir de tavuk konusunda tartışmasız liderler. En organik, en serbest dolaşan tavuklardan ha-ri-ka ötesi yemekler yapıyorlar. Plato Loco’da on küsür saat uçmadan Karayip yemekleri ile tanışabilirsiniz. En çok sevilenler: muz cipsleri ve jerky tavuk.

Adres: Zaagmolenstraat 1052 VN

40)Hollanda Yemeklerine Yolculuk İçin – Guts and Glory 

Hollanda mutfağı var mı yok mu büyük muamma ancak, örneklerini denemek isteyenler için net önerim Guts and Glory. Burası özellike akşam yemekleri için sunduğu Hollanda mutfağı tadım menüleri ile tercih edilesi bir mekan. 5 çeşit, 6 çeşit ve 7 çeşitten (course) oluşan tadım menüleri fiyatları kişi başı 50 euro ile 65 euro arasında. Euro kurunu düşününce üzüyor, evet… Ancak Hollanda’ya gelmişken yerel tadım menüsü yapmaya meraklı olanlar burayı not alsın.

Adres: Utrechtsestraat 6 1017 VN (Rembrant Meydanı yakınları)

41)Meksika Yemeklerine Düşmek İçin – Los Feliz

Kırmızı et, baharat, acı, avokado ve limon severlerin buluşma noktası Meksika mutfağına uğramadan olmaz. Kendinizi taco, buritto, empanada, quesedialarca leziz ve otantik Meksika yemeklerine vurmak için rotamızı hipsterı bol De Pijp semtine çeviriyoruz. Rezervasyon gerektirmeyen, sakin ve mütevazi ortamda yanında buzlu bir içecekler ateş topu kıvamındaki acılıkta yerel Meksika yemeklerine giriyoruz… viva Mehicooo!!!

Adres: Albert Cuypstraat 88 (De Pijp semti göbeğinde)

42)”Bana Tüm Dünya Mutfaklarını Bir Noktada Ver” Diyenlere – Foodhallen

Gelin birlikte hayal edelim…Kocaman hangar gibi üstü kapalı bir alanda şehrin en sevilen ve ünlü mekanlarının mini mini alanları var. Ortaya karışık istediğiniz yemekleri, içkileri ve tatlıları dizebilirsiniz. Kimler var? Öncelikle Tequeria Lima’dan tacolar, Bulls and Dogs’dan sosisliler, The Butcher’dan seksi burgerler (bir burger nasıl seksi olur derseniz tık tık), De Ballenbar’dan türlü türlü bitterballen, Petit Gateau’dan dünyanın en ponçik tartları (böğürtlenliye çok selamlarımı iletin)…

Fotoda gördüğünüz blonde Hollanda birası kadehimi yemek yeme aşkına kaldırıyorum. Foodhallen’daki tüm standların listesini merak edenlere de linki şuraya nazikçe bırakıyorum. Çılgınca yeme nöbetiniz bitince kompleksin Foodhallen dışındaki bölümlerini de gezersiniz. Çok güzel hipsterlı popup mağazalar vardı gittimde. Azıcık alışveriş yapın, kardiyo niyetine.. =)

Adres: Bellamyplein 51, 1053 AT

Romantik Akşam Yemeği İçin Öneriler

Amsterdam sadece ve sadece her daim partileme, totiyi başı dağıtma, yarınlar yokmuşcasına fütursuzca eğlenme yeri değildir! (..kendisi hep böyle partiledi) Amsterdam’da sevdiceğinizle romantik zamanlar da geçirilebilir. Kuzey Avrupalılar da romantikler, ama hemen belli etmiyorlar. Gelin bu başlık altında Kuzey Avrupa kafasıyla romantik sayılan bir ambiyansta (öyle Paris standardları beklemek yok ama..) sevgili ile akşam yemeği mekanı önerilerime göz atalım.

43)Café Van Kerkwijk

Seni, en az senin kadar cins bir yere götüreyim” diyen sevgilimin peşine takılıp gittim van Kerkwijk‘e. Burası gerçekten de alışıldık, tipik bir mekan değil. Rezervasyon almıyorlar ve basılı/duvarda yazan bir menü yok. Gittiğinizde yer varsa oturuyorsunuz, yoksa minicik bara ilişip belirsiz sürece beklemece.. Sonunda masanız ayarlanınca oturuyorsunuz ve garson yanınıza gelip uzun uzun günün menüsünü alatıyor. Giriş tabakları, üç-dört çeşit ana yemek ve üç-dört çeşit de tatlı var. Ortam klasik bir Hollandalı ailenin oturma odası kıvamında. Aydınlatma oldukça loş ve mekana keyifli bir hava katıyor.

Yemekler çoğunlukla Hollanda yemekleri ve gayet basitler. Misal somon ızgara, pastırma tabağı (bkz üstteki foto), biftek vb.. Uzun uzun yemek yemek ve muhabbet etmek için ideal. Yarısı yerel, yarısı turist bir karışımı var. Ama çok şükür o loş ortamda flaşla şak şak foto çeken, selfie çubuklu insanlar yok. En tatlış sürprizi sona sakladım. Mekanda serbest gezen iki adet pisicik var. Kalorifere veya kucağınıza kurulabilirler her an!

Adres: Nes 41 1012 KC

44)Vlaming eten & Drinken

Kuzey Avrupa romantizminden devam edersek (artık olduğu kadar…) ikinci önerim gene Hollanda yemekleri yapan Vlaming Eten & Drinken. Burası iyiden iyiye yerellerin istilası altında ve çok seviliyor. Ecnebilerin “cosy” dedikleri türde bir mekan tam. Böyle bol ahşap dekorlu ve loş ortamda sevdiceğinizle iç içe oturup bol kalorili “comfort food”lara düşmek serbest. Bir de bol karamelli toffee cake var ki.. Offf.

Adres: Lindengracht 95 1015

45)Fransız Romantizmi – Ciel Bleu Restaurant

aşırı iyi görsel kaynak: kendi web siteleri =)

Okura Hotel içinde yer alan ulta şık, ultra romantik ve ultra özenerek süslenip gitmeniz gereken bir mekan önerim var. İsmi “mavi gökyüzü” anlamına geliyor. Bavula topuklu ayakkabı, şık bir elbise veya ceket atanlara sesleniyorum – burası onları çıkarıp kullanmak için doğru yer. Dekor o kadar şık ki, insan uyum göstermek istiyor. Önemli kutlamalar, yıl dönümleri için de ideal. Yemekler hakkında tek kötü yorum olmayan nadir mekanlardan. Bir de kapanış olarak zirvede bırakmak için türlü türlü çikolata ile hazırlanan çikolata tadım tabağını söylediniz mi sizden mutlusu yok..

ps: burası michelin yıldızlı; hem de 1 değil, tam 2 adet yıldızı var! yani önerdiğim diğer mekanlardan daha pahalı olacaktır.. şimdiden belirteyim de, sonradan bana küfür etmeyesiniz..

Adres: Hotel Okura içinde – Ferdinand Bolstraat 333, 1072 LH

46)Mossel & Gin

Az önceki maddede sizi ufak bir servet ödeme fikrine ısındırdıysam, ikinci dramatik fikrimle karşınızdayım. Kalkın giyinin ve übereye veya taksiye binin. Biraz uzağa gideceğiz. Benim gibi Amsterdam’da her yere yürümeye alıştıysanız bu fikir ilk başta kabul edilemez gelecek. Ama sizi yerinizden kaldırmak için sihirli iki kelime söyleyeceğim: extragin mayo! Evet, içinde cin içkisi olan mayonez icat etmiş zalımlar. Über’i çağırdınız bile değil miii? =)

Şehrin kuzeyinde hem kapalı hem de açık alanı olan midye, ıstakoz, istridye gibi harika deniz ürünleri cini ve birası olan bir mekan var. İlişkinizde utanmadan yeme yarışlarına girme seviyesine geldiyseniz gitmeniz gereken bir mekan.

Adres: Gosschalklaan 12 1014

47)Pizza Paylaşmayı Seven Romantiklere – De Pizzakamer

Hem açık hem kapalı oturma imkanı, odun fırınından çıkma gerçekten iyi pizza ve iyi şarap var. Bonus olarak da çoğunlukla yerellerden oluşan bir kitle ve etrafta bolca serbest dolaşan sarı turuncu renklerde Dutch bebekleri var. Devasa Pazar kahvaltıları veya hafta sonu tembellik seanslarında gitmek için süper. Herkes çift, evli ve/veya çocuklu. O nedenle çift olarak gitmekte fayda var.

Adres: 2e Van der Helststraat 16 1072 PD

Michelin Yıldızlı Tadım Menüsü Takılmak İsteyenlere 

Biliyorsunuz “fine dining” (şık yemek) dünyasında mekanların başarısının ölçütü olan (1,2,3 yıldız verilen) Michelin Yıldızları sistemi var. Henüz ülkemizde ölçüm ve yıldız verme yapılmasa da Avrupa’da pek çok mekanı inceledikten sonra yıldızları vermişler. Peki nedir bir yere Michelin Yıldızı aldıran? Aslında yıldız kazanma kriterleri açıklanmıyor ve gizli tutuluyor.

Ancak şefin yeteneği, yaratıcılığı, farklı malzemeleri bir araya getirmesi ve yemeklerin bir kişiliği olması önemli. Bir de mekanın ambiyansı ve tüm yemek deneyiminin bıraktığı his önemli yıldız kazanırken. Şimdi bu satırları okurken “Zeynep yani, euro aldı başını gidiyor. Ne Michelin yıldızı?” diyebilirsiniz. Oldukça da haklısınız.. Son iki gidişimde yakınlarından geçmediğim ancak 2017 önceki iyi ki gitmişiz dediğim üç mekandan bahsedeceğim çok kısacık..

48)Bridges

Süper şık bir ortamda, deniz ürünleri ağırlıklı aşırı yaratıcı yemekler sunuyor burası. Misal bizim sokak yemeklerinden tanıyıp sevdiğimiz stroop wafel’i almışlar ıstakoz ve hindistan cevizi yağı ile manyak bir şey yapmışlar. Tuzda levrek, bir de deniz tarağı ile yaptıkları türlü yemekler çok ama çok iyi. Bir de akşam yerine öğlen giderseniz tadım menüleri biraz (20% civarı) indirimli oluyor.

Adres: Oudezijds Voorburgwal 197 1012 EX

49)Bourd’eau Restaurant Gastronomique

mekanın aşırı havalı tatlılarından biri – görsel: yelp.com

Tam iki kanalın kesişimindeki harika noktada bulunan bu mekanı beğenmek için dıştan görmek yetiyor. Mekanın şefi Chef Bas van Kranen, rock star kıvamında bir şef. Size hangi tadım menüsü, ne şarap eşleşmesi öneriliyorsa boyun eğin. Mesela bira köpüğü sosu yanında karides, ördek ciğeri, dışı şeker üflenmiş elma tatlısı (üstteki foto)… Gerçekten de yemek malzemeleri ile sanat oluyor burada.

Adres: Nieuwe Doelenstraat 2 1012 CP

50)Restaurant Lastage

Burası Fransız yemekleri ağırlıklı menüsü olan ve yukarıda bahsettiğim diğer iki mekana göre birazcık daha uygun fiyatlı olan bir yer. Özellikle tadım menüleri ile şarap eşleşmeleri ve bifteğini öve öve yerlere göklere sığdıramıyorlar. Lastage ile ilgili en önemli şey rezervasyonların haftalar hatta aylar önceden tamamen dolması. Uçak biletinizi aldığınız gibi rezervasyon işine girmeniz gereken mekanlardan.

Adres: Geidersekade 29 1011 EK

Amsterdam şehrinde Michelin yıldızlı ve “fine dining” konusunda en bilinen top 3 restoran bunlar.  Şehirdeki tüm Michelin yıldızlı restoran listesi için tık tık

Asya Mutfağı Sevenleri de Unutmadım

Asya mutfağını çok ama çok seviyorum. Hatta büyük büyük atalarımın uzak doğudan geldiğine eminim. (e-devletten baktım 7 kuşak İzmirliyiz…) An itibariyle evde oturmuş bu yazıyı yazarken üzerimde kimono var.. Anlayamazsınız.. Son umudum bir kit alıp DNA testi yaptırmak..  Neyse efendim, beni bir kenara bırakıp Asya yemekleri & mekan önerilerime geçelim.. =)

51)Fou Fow Ramen

Asya mutfağından en sevdiğim ve herkese şiddetle önerdiğim yemek de canım Japonların sağlık ve gıda bombası ramen yemekleri. Ramen temel olarak et/balık/tavuk suyu ile yapılan çorba içinde erişte (noodle), et/balık/tavuk, soya filizi, yeşil soğan, çiğ veya pişmiş yumurta, deniz yosunu, acılı baharatlar içeren harika bir yemek. İyisi çook iyi oluyor. Fou Fow Ramen’in acılı miso ramen yemeğine kefil olabilirim. Gidiniz, deneyiniz. Rezervasyon almıyorlar. Kapıya gidip adınızı yazdırıp yaklaşık yarım saat beklemek gerekiyor. Gene de değer!

Adres: Elandsgracht ‘a 1016 (Anne Frank House yakınlarında)

52)MoMo

Japon ağırlıklı Asya mutfağı ve şık ambiyanslı bir mekan. Asya mekanı olmasına karşın New York’tan fırlamış da Amsterdam’a ışınlanmış gibi de bir tarafı var. Amsterdam’a sık giden Türkler tarafından çok övülünce, biz de denedik. Deniz ürünü, sushi, bol yağlı Çin yemeklerinin süper dengesini kurmuşlar. Kokteyller de ayrıca başarılı. Rezervasyon yaptırmak şart.

Adres: Hobbemastraat 1 (Vondelpark ana girişe çok yakın)

53)Izakaya

Havalı bir Japon’dan devam edelim.. Burası aynen MoMo gibi Asya yemeklerine ek olarak “görme ve görülme” mekanlarından biri. Her şeyden az az tadayım derseniz şefin tadım menüsünü öneririm. Japonların sushi, çiğ balık olaylarını daha çok seviyorsanız burayı Momo’ya tercih edebilirsiniz. Onun dışında oldukça benzerler.

Adres: Albert Cuypstraat 2-6 1072 CT

54)Kinnaree Thai Cuisine

Şehrin en güzel semtlerinden Jordaan’da yerli tabancı herkesin çok sevdiği bir Tayland yemekleri mekanı. Harika yorumlar ve puanlar alan bu mekan köri sosları ve gözlerinizden alevler çıkartacak baharatlı yemekleri ile ünlü. Asya yemeklerinin prensesi olan pad thai sevenler, mutlaka yolunu düşürsün.

Adres: 1e Anjeliersdswarsstraat 14 1015 NR

55)EN Japanese Kitchen & Sake Bar

Bu mekanı 3 kelime ile anlatmak istiyorum: suşi suşi suşi! Bir de sake sake sake. Aylık değişen şefin menülerinden hem suşi hem de Japon wagyu bifteği gibi çeşitleri yan yana getirebilirsiniz. 100% öz be öz Japon yemekleri isteyenler yolunu De Pijp’e düşürsün. Rezervasyon yaptırmak şart değil ama yaptırsanız iyi olur.

Adres: Dusartsraat 53 (De Pijp semtinde)

56)Wok to Walk

Saydığım tüm Asya yemekleri önerileri içinde en ekonomiği ve en Çinlisi şehrin dört bir yanında şubeleri olan turuncu renkli dostumuz Wok to Walk’lar. İçindeki malzemeleri, sosunu tasarlayıp yapılışını izledikten sonra keyifle yiyeceğiniz noodle ve pirinçler için mutlaka gidin. Özellikle alkol aldıktan sonra çok güzel bir son yemek oluyor. =)

Dostlar, 5500 kelimeye dayanan yazını burada bölüyorum ve ilk kısım bitiyor. İkinci kısımı ayrı bir yazıda yayınlayacağım. İkinci kısımda bizi neler bekliyor peki?

  • En iyi bira arayışı
  • Amsterdam gerçeği Coffee Shop’lar
  • Kokteyl barlar
  • Yeme içme konusunda market alışverişi sevelere notlar

ps: beni ve Amsterdam takıntımı takip etmek için instagram: zeyneppcans facebook: zeynepcansoylu.com

pps: huzurlarınızdan Amsterdam yeme içme işleri üzerine yazdığım öz Türkçe ve Flemenkçe Alp Er Tunga destanı ile çekilmek isterim..

ppps: ancak yazıyı şöyle bi’ okuyup genel hatları ile 100 Maddelik Amsterdam Yeme İçme destanına hakim olmadan, ufak şiirim pek bir şey ifade etmeyebilir.

A’ Dam bileti oldi mu?

Royale’de yer kaldı mı?

Pankek öçin aldı mı?

İmdi kilo alına.

Febo ballen közetti

Butcher tuzağ uzattı.

Waffle begin azıttı.

Euro kaçtan okunur?

Patatje oorlong ürgürüp

Stroop wafel türgürüp

Poffertjelere meypıl şurup

Korkum selülit türtülür.

Facebook Paylaş
Twitter Paylaş
Google+ Paylaş
LinkedIn Paylaş
Pinterest Paylaş
StumbleUpon Paylaş
+

6 Comments

  1. tuğçe
    Şubat 14, 2018 / 9:20 am

    ellerinize, emeğinize, midenize sağlık… önümüzdeki günlerde listenin devamını ve bu listeyi daha detaylı incelemek üzere uğrayacağım. (p.s. bildiğimiz nugalı, karamelli olandan bahsediyorsan “sneakers” değil de “snickers” olmasın o?)

    • zeynepcansoylu
      Şubat 14, 2018 / 9:45 am

      ahaha evet spor ayakkabı (sneakers) yazmışım hata ile hemen düzeleteyim! =))

      • Tugce
        Şubat 14, 2018 / 2:38 pm

        😉 olur öyle arada, nazar boncuğu

  2. Şubat 19, 2018 / 8:39 pm

    Yazınızı bir kitap okur gibi okudum ve çok hoşuma gitti.Orda olup o yemeklerin ve tatlıların tadına bakmayı çok istedim..Sanırım bi dahaki tatil programımda burayı düşünücem…Gözüm gönlüm açıldı resmen..Teşekürler…

    • zeynepcansoylu
      Şubat 20, 2018 / 5:56 am

      çok mutlu ettiniz beni bu güzel yorumla =))

  3. Şubat 24, 2018 / 10:01 pm

    Coffee & Coconuts’ın dekorasyonuna ve Pluk’ın Unicorn Bowl’una bayıldım. Ayrıca Manneken Pis’e de bayılırım <3

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir